Haber Tarihi
Oct 21,2026 15:03
Sel sonrası eve dönüşte görünmeyen tehlikelere dikkat!
“Sel sularının çekilmesiyle tehlike sona ermiyor. Hasarlı binalar, kirlenmiş içme suyu, küf oluşumu ve temizlik sırasında yapılan hatalar, afet sonrasında da sağlığı tehdit edebiliyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Selay Duran, sel sonrası temizlik ve güvenli geri dönüş sürecinde dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.”
Sel felaketinin ardından evlere ve iş yerlerine
dönüş, yalnızca hasarın giderilmesiyle sınırlı değil. Taşkın sularıyla taşınan
kanalizasyon atıkları, kimyasal kalıntılar ve çeşitli mikroorganizmalar yaşam
alanlarında sağlık riskleri oluşturabiliyor. Islak kalan eşyalarda ve
duvarlarda gelişen küf de özellikle solunum yolu hastalıkları bulunan kişiler
için sorun yaratabiliyor.
İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri
Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Selay Duran, sel sonrasında
temizlik çalışmalarına başlamadan önce can güvenliğinin sağlanması gerektiğini
belirterek, “Suların çekilmesi, bir binanın güvenli olduğu anlamına gelmez.
Hasarlı yapılara, yetkililer güvenli olduğunu bildirmeden girilmemeli. Sel
suyuyla kaplı yollar yürüyerek ya da araçla geçilmemeli. Elektrik tesisatı ve
gaz bağlantıları da uzman kontrolünden geçmeden kullanılmamalı” dedi.
Temizlik sırasında yapılan hatalar sağlık riskini
artırabiliyor
Selin ardından ev ve iş yerlerinde biriken suyun
ve çamurun temizlenmesi sırasında koruyucu ekipman kullanılması gerekiyor. Su
geçirmez çizme, dayanıklı eldiven, uzun kollu giysi ve koruyucu gözlük, kirli
su ve atıklarla teması azaltan önlemler arasında yer alıyor. Toz ve küf bulunan
alanlarda ise uygun bir solunum koruyucu kullanılması önem taşıyor.
Duran, temizlik çalışmalarında özellikle
temizlik ürünlerinin yanlış kullanımına karşı uyararak, “Sel sonrası temizlikte
yalnızca kir ve çamurun uzaklaştırılması yeterli değil; işlemin güvenli biçimde
yapılması da gerekiyor. Sert yüzeyler öncelikle su ve deterjanla temizlenmeli,
dezenfektanlar gerektiğinde ürünün kullanım talimatlarına uygun olarak
kullanılmalı. Çamaşır suyu kesinlikle amonyak, asitli ürünler veya başka
temizlik maddeleriyle karıştırılmamalı. Bu karışımlar tehlikeli gazların açığa
çıkmasına neden olabilir” diye konuştu.
Temizlik sırasında çocukların, gebelerin,
bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin ve kronik solunum hastalığı
bulunanların kirli veya küflü alanlardan uzak tutulması da önem taşıyor.
Nemli kalan evlerde küf tehlikesi
Selden sonra suyun uzaklaştırılması kadar,
ıslanan alanların kurutulması da önem taşıyor. Uzun süre nemli kalan duvarlar,
zeminler ve eşyalar küf oluşumuna yol açabiliyor. Küf, alerjik reaksiyonları ve
solunum yolu şikâyetlerini artırabiliyor.
Öğr. Gör. Selay Duran, “Sel suyuna maruz kalan
mekânlar ve eşyalar mümkünse ilk 24-48 saat içinde tamamen kurutulmalı.
Yeterince temizlenemeyen veya kurutulamayan halı, yatak ve döşemeli mobilyalar
gibi eşyaların uzaklaştırılması gerekebilir. Görünür küf bulunan alanlarda,
temizlik yapılmadan güçlü fanlarla havalandırma sağlamak küf parçacıklarının
yayılmasına neden olabilir. Yaygın küf oluşumu veya kanalizasyon kaynaklı
kirlilik varsa uzman desteği alınmalı” ifadelerini kullandı.
Sel suyuyla temas eden gıdalar tüketilmemeli
Sel, şebeke suyunu ve kuyuları da
kirletebiliyor. Bu nedenle içme, yemek hazırlama, diş fırçalama ve bebek maması
hazırlama gibi işlemlerde yalnızca güvenli olduğu doğrulanmış suyun
kullanılması gerekiyor. Yerel yetkililerin suya ilişkin duyurularının takip
edilmesi de önem taşıyor.
Duran, suyun kaynatılmasının her türlü
kirlenmeyi ortadan kaldırmadığını vurgulayarak, “Kaynatma işlemi bazı
mikroorganizmaları etkisiz hâle getirebilir ancak sudaki kimyasal kirleticileri
gidermez. Bu nedenle suyun güvenli olup olmadığı konusunda yetkili kurumların
açıklamaları esas alınmalı. Sel suyuyla temas etmiş gıdalar tüketilmemeli;
elektrik kesintisi nedeniyle uygun soğuklukta korunamayan, bozulabilir besinler
de kullanılmamalı” dedi.
Küçük yaralanmalar da ihmal edilmemeli
Sel sonrası temizlik sırasında cam kırıkları,
metal parçaları ve diğer atıklar kesik veya delici yaralanmalara neden
olabiliyor. Kirli suyla temas eden yaralarda enfeksiyon riski artabiliyor.
Kesiklerin temiz suyla yıkanması ve uygun pansumanla kapatılması, kirli, derin
veya delici yaralanmalarda ise tetanos aşısı gereksiniminin sağlık personeli
tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
Duran, sel sonrasında ortaya çıkan sağlık
belirtilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, “Ateş, ishal,
kusma, solunum sıkıntısı veya yarada artan kızarıklık, şişlik ve akıntı
gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Temizlik sırasında dinlenmeye ve
güvenli içme suyuna erişime de dikkat edilmeli. Sel sonrası iyileşme sürecinde
hem kişisel korunma hem de sağlık sorunlarının erken fark edilmesi önemli” diye
konuştu.