Haber Tarihi
Oct 21,2026 15:01
Lipödemin Gözden Kaçan Yüzü: Diz Eklemi Sorunları ve Yürüme Güçlüğü
“Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, sadece orantısız bacak kalınlığı ile bilinen lipödem hastalığının, diz eklemi ve yürüme biyomekaniği üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Bilimsel verilerin lipödem ile diz işlev bozukluğu arasındaki ciddi ilişkiyi kanıtladığını belirten Prof. Dr. Karacalar, "Lipödem hastalarında diz ağrısı normal kabul edilmemelidir" uyarısında bulundu.”
Özellikle kadınlarda görülen, bacaklarda orantısız
yağ dokusu birikimi ve ağrı ile karakterize kronik bir hastalık olan lipödemin,
hareket sistemi üzerindeki etkileri tıbbi gündemin üst sıralarına taşınıyor.
Konuyla ilgili bilimsel verileri ve hastalığın
biyomekanik etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Ahmet Karacalar, diz çevresinde
yoğunlaşan hastalıklı dokunun yarattığı tehlikeyi şu sözlerle özetledi:
"Diz çevresinde yoğunlaşan lipödem dokusu,
yalnızca bacakların görünümünü değiştirmekle kalmayabilir; diz hareketlerini,
yürüme mekaniğini ve günlük yaşam aktivitelerini de etkileyebilir. 2024 yılında
Phlebology dergisinde yayımlanan bir araştırmada, lipödemin eşlik ettiği
hastalarda diz osteoartritine bağlı ağrı ve işlev kaybının daha yüksek olduğu
bildirildi."
Diz Çevresindeki Yağlanma Yürüme Biyomekaniğini
Nasıl Etkiliyor?
Lipödemin yol açtığı anatomik ve mekanik
değişikliklerin altını çizen Prof. Dr. Ahmet Karacalar, araştırmacıların bu
konudaki uyarılarını aktardı:
"Araştırmacılar, özellikle dizin iç
tarafında biriken fazla dokunun diz hizalanmasını ve mekanik yük dağılımını
etkileyebileceğine dikkat çekti. Diz çevresindeki doku fazlalığı hareket
açıklığını kısıtlayabilir; bacakların dizilimindeki değişiklikler ise eklem
üzerindeki yüklerin dağılımını değiştirebilir." (Bkz: https://ahmetkaracalar.com/lipodem/
)
"Lipödem Yalnızca Estetik Bir Problem
Değildir"
Hastalığın tedavisinde bütüncül bir yaklaşımın
şart olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Karacalar, erken tanının ve diz
sağlığının önemini şu bilimsel çerçevede ifade etti:
"Lipödemin erken tanınması ve kişiye özel
tedavi planının oluşturulması; ağrının yönetilmesi, hareket kabiliyetinin
korunması ve eşlik eden kas-iskelet sistemi sorunlarının zamanında belirlenmesi
açısından önem taşır. Sonuç olarak diz sağlığı,lipödem tedavisinin önemli bir parçası
olmalı.
Lipödemi yalnızca estetik bir problem olarak
değerlendirmek, hastalığın hareket sistemi üzerindeki olası etkilerinin gözden
kaçmasına neden olabilir. Diz çevresindeki doku birikimi, ağrı ve hareket
kısıtlılığı bulunan hastalarda diz ekleminin ayrıca değerlendirilmesi
gerekir."
Mevcut bilimsel verilerin, lipödem ile diz işlev bozukluğu arasında klinik
açıdan önemli bir ilişki bulunduğunu desteklediğini belirten Prof. Dr.
Karacalar, sözlerini şu kritik uyarıyla tamamladı:
"Lipödem hastalarında diz ağrısı ve
hareket kısıtlılığı normal kabul edilmemeli; diz eklemi sağlığı, hastanın
bütüncül değerlendirmesinin bir parçası olmalıdır."