Haber Tarihi
Oct 19,2026 15:18
Aile Bütçesinden Ülke Ekonomisine Uzanan Koruma Kalkanı
“Doğru yalıtımın yalnızca enerji tasarrufu sağlayan teknik bir uygulama olmadığını vurgulayan İzocam, yalıtımın hane bütçesini korumaktan yaşam konforunu artırmaya, enerji ithalatını azaltmaktan karbon emisyonlarını düşürmeye kadar geniş bir toplumsal fayda alanı oluşturduğuna dikkat çekiyor. ”
İzocam Genel Direktörü Kerem
Kürklü, standartlara uygun doğru yalıtımla konutlarda ısıtma ve soğutma
giderlerinde yüzde 60’a varan oranda tasarruf sağlanabileceğini belirtiyor.
Türkiye’de kış aylarında yüksek enerji faturaları, yeterince ısınamayan
konutlar, yoğuşmaya bağlı rutubet sorunları, yaz aylarında ise artan soğutma ve
klima maliyetleri birçok hanenin yaşam konforunu ve bütçesini doğrudan
etkilerken, yalıtım bu sorunlara karşı en etkili çözümlerden biri olarak öne
çıkıyor. Doğru malzeme, uygun kalınlık ve standartlara uygun uygulama ile
gerçekleştirilen ısı yalıtımı, binaların enerji ihtiyacını azaltırken hane
bütçesine de önemli katkılar sağlıyor. Yalıtımın etkisi bununla da sınırlı
kalmıyor; su, ses yalıtımı ve yangın güvenliği birlikte ele alındığında
yapıların dayanıklılığı, kullanıcıların konforu ve yaşam alanlarının güvenliği
üzerinde de belirleyici rol oynuyor.
Türkiye’nin lider yalıtım markası İzocam, 61 yıllık deneyimiyle yalıtımın
enerji verimliliğinin ötesinde ekonomik, çevresel ve toplumsal bir yatırım
olduğuna dikkat çekiyor ve “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mottosu ile
sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını sürdürüyor. İzocam Genel
Direktörü Kerem Kürklü, doğru yalıtımın hanelerin enerji maliyetlerini
azaltırken, ülkenin enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına da katkı
sağladığını belirterek, “Yalıtımı yalnızca binaların ısıtılması veya
soğutulması sırasında tüketilen enerjiyi azaltan bir uygulama olarak
değerlendirmemek gerekiyor. Doğru yalıtım, aynı zamanda aile bütçesini koruyan,
yaşam konforunu artıran, yapıların ömrünü uzatan ve ülkemizin enerji ihtiyacını
azaltmaya katkı sağlayan stratejik bir yatırımdır” dedi.
Yalıtımsız Konutlar Isınma ve Rutubet Sorununu Büyütüyor
Konutlarda yalıtım eksikliği, özellikle kış aylarında ısınma maliyetlerinin
yükselmesine ve yaşam alanlarında yeterli ısıl konforun sağlanamamasına neden
oluyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine dayanan sektör
analizlerinde, nüfusun önemli bir bölümünün konutlarında yalıtım eksikliği veya
benzeri nedenlerle ısınma sorunu yaşadığı, yine önemli bir kesimin sızdıran
çatılar, nemli duvarlar ve benzeri yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldığı
görülüyor.
Yalıtımın sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarının oluşturulmasındaki rolüne dikkat çeken Kerem Kürklü, “Bir evin yeterince ısınamaması yalnızca faturanın yüksek olması anlamına gelmiyor. Soğuk yüzeyler, nem ve yoğuşma gibi sorunlar yaşam alanlarının konforunu ve iç ortam kalitesini de olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle yalıtımı, insanların sağlıklı, güvenli ve konforlu yaşam alanlarına erişiminin önemli unsurlarından biri olarak görüyoruz” diye konuştu.
Kürklü, doğru yalıtım uygulamasının özellikle kış aylarında hane bütçesi
üzerindeki enerji maliyeti baskısını da önemli ölçüde azaltabileceğini
belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“TS 825 ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak, doğru malzeme ve doğru
kalınlıkla yapılan ısı yalıtımı sayesinde binalarda ısıtma ve soğutma
giderlerinde yüzde 60’a varan tasarruf sağlanabiliyor. Bu, bir hanenin yıl
boyunca enerji için ayırdığı bütçede önemli bir rahatlama anlamına geliyor.
Yalıtımın yaygınlaşması, enerji maliyetlerinin hane bütçesi üzerindeki
baskısını azaltırken daha fazla insanın enerji verimli ve konforlu konutlarda
yaşamasına katkı sağlar.”
Yalıtım, Enerji Kaynaklarının Verimli Kullanılmasına Katkı Sağlıyor
Binalarda tüketilen enerjinin önemli bir bölümünün ısıtma ve soğutma
amacıyla kullanılması, yalıtımı Türkiye’nin enerji verimliliği hedefleri
açısından da kritik bir konu haline getiriyor. Binalarda enerji kayıplarının
azaltılması, yalnızca bireysel tüketim maliyetlerini düşürmekle kalmıyor; ülke
genelinde enerji talebinin azaltılmasına ve enerji kaynaklarının daha verimli
kullanılmasına da katkı sağlıyor.
Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğuna dikkat çeken Kerem
Kürklü, “Binalarda ihtiyaç duyulmayan enerjinin tüketilmesini önlemek, aslında
ülke kaynaklarının korunması anlamına geliyor. Her binada azaltılan enerji
ihtiyacı, ulusal ölçekte baktığımızda çok daha büyük bir tasarruf potansiyeline
dönüşüyor. Bu nedenle yalıtımın yaygınlaştırılmasını yalnızca bina ölçeğinde
değil, ülkemizin enerji verimliliği ve ekonomik sürdürülebilirliği açısından da
değerlendirmek gerekiyor” dedi.
Yalıtımla Daha Konforlu Yaşam, Daha Sürdürülebilir Bir Gelecek
Isı yalıtımının yanı sıra ses, su ve yangın yalıtımının da bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Kerem Kürklü, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yalıtımın gerçek değerini ortaya çıkarmak için binayı bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Temelden çatıya, cepheden iç mekana ve tesisata kadar her noktada doğru yalıtım çözümünün kullanılması; enerji performansının yanı sıra, akustik konfor, yangın güvenliği ve yapı dayanıklılığı açısından da önemli kazanımlar sağlıyor. Yalıtım bugün evimizin daha sıcak, daha serin ve daha konforlu olmasını sağlarken, yarının dünyası açısından da önemli bir yatırım anlamına geliyor. Daha az enerji tüketmek, daha az kaynak kullanmak ve daha düşük karbon emisyonu oluşturmak demek. İzocam olarak 61 yıldır geliştirdiğimiz yalıtım çözümleriyle yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, gelecek nesillerin daha sürdürülebilir bir dünyada yaşamasına da katkı sunmayı hedefliyoruz. Yalıtımı, bireyden ülke ekonomisine ve çevreye kadar uzanan çok yönlü bir fayda alanı olarak görüyor ve bu konuda toplumda farkındalık yaratmaya devam ediyoruz.”