Haber Tarihi
Feb 23,2026 15:20
BES, Uzun Vadeli ve Güvenli Birikimin En Güçlü Araçlarından Biri Olmayı Sürdürüyor
“Yaklaşık 18 milyon katılımcı ve 2,5 trilyon TL’yi aşan fon büyüklüğüyle BES, Türkiye’nin en büyük tasarruf platformu konumunu güçlendiriyor. “Değişen dünyanın sigortacısı” BNP Paribas Cardif Türkiye, uzun vadeli ve güvenli birikimin en güçlü araçlarından biri olan BES’in yapısal gücünü ve sunduğu avantajları kapsamlı şekilde değerlendirdi.”
Türkiye’nin en güçlü ve en yaygın tasarruf platformu haline gelen Bireysel
Emeklilik Sistemi (BES), uzun vadeli birikim disiplini, profesyonel fon
yönetimi ve sunduğu yapısal avantajlarla bireyler için güvenli bir yatırım
zemini sunmaya devam ediyor. Sistemin sağladığı istikrarlı birikim modelini ve
emeklilik dönemine yönelik finansal güvence rolünü çok boyutlu bir perspektifle
değerlendiren “Değişen dünyanın sigortacısı” BNP Paribas Cardif Türkiye, BES’in
yalnızca bir tasarruf aracı değil, aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik bir
güvence mekanizması olduğuna dikkat çekti.
BES’in, bireylerin uzun vadeli finansal güvenliğinde kritik bir rol
üstlendiğini belirten BNP Paribas Cardif Türkiye Banka Sigortacılığı ve Acente
Sigortacılığı Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sertsöz, sistemin yapısal gücünü ve
sağladığı avantajları değerlendirdi. BES'in bugün itibarıyla uzun vadeli ve
güvenli birikimin en güçlü araçlarından biri olduğunu kaydeden Gökhan Sertsöz,
“2 Şubat 2026 tarihli Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre BES’te
katılımcı sayısı ve fon büyüklüğü tarihi seviyelere ulaştı. Gönüllü BES ve OKS
dahil edildiğinde yaklaşık 18 milyon katılımcı ve 2,2 trilyon TL’yi aşan fon
büyüklüğü, sistemin toplum nezdinde daha geniş kabul gördüğünün önemli bir
göstergesidir. Bu büyümede devlet katkısının etkisi olsa da büyüme dinamiğinin
yalnızca devlet desteğine dayanmadığını; düzenlemeler, dijital erişilebilirlik
ve fon performanslarının da önemli rol oynadığını özellikle vurgulamak gerekir.
BES’in sürdürülebilir değer yaratabilmesi, katılımcıların birikimlerinin
güvenilir ve etkin şekilde yönetilmesine bağlıdır. Dolayısıyla bu teşvikleri
yalnızca kısa vadeli bir destek mekanizması olarak değil; makroekonomik
istikrar, sürdürülebilir büyüme ve emeklilikte refahın güçlendirilmesi için
stratejik bir yatırım olarak değerlendiriyoruz. Uzun vadeli sürdürülebilirlik
için ise fon performansının istikrarlı olması, müşteriye kesintisiz şeffaf
iletişim sunulması ve finansal okuryazarlığın güçlendirilmesi kritik bir önem
sahip” diye konuştu.
Devlet Katkısında Güncelleme: BES Olgunlaşma Evresinde
7 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, 1 Ocak
2026’dan itibaren bireysel katkı payları için devlet katkısı oranı yüzde 30’dan
yüzde 20’ye çekildi. Bu değişikliğin, BES’in olgunlaşma sürecinin doğal bir
aşaması olarak okumak gerektiğini ifade eden Gökhan Sertsöz, “Günümüzde BES;
düzenli tasarruf, enflasyona karşı koruma ve emeklilikte ek gelir yaratma aracı
olarak konumlandı. Elbette yüzde 20’lik devlet katkısı hâlâ önemli bir
başlangıç avantajı sağlıyor, ancak BES’in asıl gücü devlet katkısının yanında,
uzun vadeli birikim ve fon getirisi mekanizmasında yatıyor. Profesyonelce
yönetilen fonların bileşik getirisi uzun vadede birikimlerin gerçek anlamda
büyümesini mümkün kılıyor. Bu nedenle BES, 2026’da da emeklilik için en güçlü ve
disiplinli tasarruf araçlarından biri olmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.
Öte yandan BES’te stopaj avantajının da halen devam ettiğini aktaran
Sertsöz, "BES’te vergi sadece elde edilen kazanç üzerinden alınıyor, ana
paradan hiçbir kesinti yapılmıyor. Ayrıca sistemde ne kadar uzun süre
kalırsanız, ödediğiniz stopaj oranı da o kadar düşüyor. 10 yıldan önce çıkışta
stopaj oranı yüzde 15, 10 yıl dolmuş ama 56 yaş tamamlanmamışsa yüzde 10, 10
yıl ve 56 yaş şartı birlikte sağlandığında, yani emeklilikte ise sadece yüzde 5
olarak uygulanıyor. Bu yapı da BES’i uzun vadeli tasarruf açısından son derece
avantajlı kılan unsurlardan biridir" dedi.