Haber Tarihi
Jun 05,2026 12:53
TOBB ÇİMENTO MECLİSİ BAŞKANLIĞINA ADİL SANİ KONUKOĞLU SEÇİLDİ
“TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, TOBB Çimento ve Çimento Ürünleri Meclis Başkanlığı görevine seçildi. Konukoğlu, sektörün yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda ortak akıl ve iş birliğiyle çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.”
Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği (TOBB) T. Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi Toplantısı’nda
gerçekleştirilen seçim sonucunda TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani
Konukoğlu, TOBB Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi’nin Başkanı oldu.
Seçimin ardından
değerlendirmelerde bulunan Konukoğlu, “TOBB Çimento ve Çimento Ürünleri Meclis
Başkanlığı görevini üstlenmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sektörümüz,
yeşil dönüşümden dijitalleşmeye, sürdürülebilirlikten uluslararası rekabete
kadar birçok başlıkta önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Meclisimiz çatısı
altında tüm paydaşlarımızla birlikte hareket ederek sektörümüzün rekabet gücünü
artıracak, sürdürülebilir büyümesini destekleyecek ve ülkemizin kalkınma
hedeflerine katkı sunacak çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.
Toplantıda sektörün mevcut
durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Konukoğlu, küresel
ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar, enerji maliyetleri, iklim politikaları
ve ticaret düzenlemelerinin üretim modellerini yeniden şekillendirdiğini belirterek,
Türk çimento sektörünün bu dönüşüm sürecine güçlü yatırımlarla hazırlandığını
ifade etti.
TÜRKÇİMENTO verilerine
göre 2025 yılında sektörün toplam çimento üretiminin 97,8 milyon tona
ulaştığını belirten Konukoğlu, iç satışların 82,2 milyon ton, ihracatın ise
15,6 milyon ton olarak gerçekleştiğini söyledi. Üretilen çimentonun yaklaşık
yüzde 16’sının dış pazarlara ihraç edildiğini vurgulayan Konukoğlu, sektörün
üretim kapasitesi, ihracat gücü ve iç pazar dinamizmi açısından güçlü
performansını sürdürdüğünü kaydetti.
“Üçüz dönüşüm sektörümüzün
yol haritasını oluşturuyor”
Çimento sektörünün
tarihinin en kapsamlı dönüşüm süreçlerinden birini yaşadığını ifade eden
Konukoğlu, sektörün odağında yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı
dönüşüm olmak üzere üç temel başlığın yer aldığını belirtti.
Bu süreci “üçüz dönüşüm”
olarak tanımlayan Konukoğlu, dijitalleşme, veri odaklı yönetim anlayışı, yapay
zeka uygulamaları ve ileri üretim teknolojilerinin enerji verimliliğinden
karbon emisyonlarının azaltılmasına kadar birçok alanda dönüşümün temel unsurları
haline geldiğini söyledi.
Türk çimento sektörünün
sürdürülebilirlik yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Konukoğlu,
bugün 17 fabrikada, 27 hatta kurulu atık ısı geri kazanım tesisleri sayesinde
toplam 164,5 megawatt enerji üretimi gerçekleştirildiğini ifade etti.
Bu yatırımlar sayesinde
yaklaşık 2,6 milyon kişinin günlük elektrik tüketimine denk bir enerji üretim
kapasitesine ulaşıldığını belirten Konukoğlu, sektörün elektrik tüketiminin
yaklaşık yüzde 10’unun da atık ısı geri kazanımı, güneş ve rüzgar gibi sürdürülebilir
kaynaklardan karşılandığını kaydetti.
Yeşil çimento hedefleri
öne çıkıyor
Türkiye’nin 2053 net sıfır
emisyon hedefi doğrultusunda alternatif yakıt kullanım oranlarının artırılması,
klinker oranının düşürülmesi ve düşük karbonlu yeni nesil üretim
teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan
Konukoğlu, yeşil çimento kullanımının sektörün dönüşümünde kritik rol
oynadığını söyledi.
Kamu projelerinde yeşil
çimento kullanımının teşvik edilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade
eden Konukoğlu, önümüzdeki 10 yıllık dönemde yaklaşık 11 milyon ton karbon
emisyonu azaltımının hedeflendiğini belirtti.
Uluslararası iş birlikleri
güçleniyor
Konuşmasında Çin Çimento
Birliği ile geliştirilen stratejik iş birliğine de değinen Konukoğlu,
Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ile Çin’in dijitalleşme, otomasyon ve yapay
zeka alanlarındaki deneyiminin birleşmesinin sektör açısından önemli fırsatlar
sunduğunu ifade etti.
Konukoğlu, önümüzdeki
dönemde teknoloji paylaşımı, pilot projeler, ortak eğitim programları ve uzman
değişimleri gibi alanlarda iş birliklerinin geliştirilmesini hedeflediklerini
belirterek, bu çalışmaların Emisyon Ticaret Sistemi ve sınırda karbon düzenlemeleri
gibi küresel mekanizmalara uyum sürecine de katkı sağlayacağını sözlerine
ekledi.