Haber Tarihi
May 21,2026 12:11
BAĞIMLILIK TEDAVİSİNDE SANAT TERAPİSİ DÖNEMİ: “KELİMELERİN YETMEDİĞİ YERDE İYİLEŞME BAŞLIYOR”
“Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel; Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu’na göre dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişi uyuşturucu madde kullanıyor. Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözleniyor. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor.”
Prof. Dr. Ögel; Türkiye’de de tablo dikkat çekiyor. Türkiye Uyuşturucu ve
Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) verilerine göre bağımlılık
nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal
bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunların
giderek daha erken yaşlarda ortaya çıktığını belirtiyor.
Uzmanlara göre bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli
olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle
yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak
görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken
destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.
“Sanat Terapisi, Sözel Olarak İfade Edilemeyen Duygulara Ulaşmayı
Sağlıyor”
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beyza Selvi,
bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı
zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok
boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel
ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek
önemli noktanın altını çiziyor:“Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman
ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi,
bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla
dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas
edebiliyor.
İçsel Çatışmalar Görünür Hale Geliyor
Sanat terapisi, bireyin yalnızca mevcut duygularını değil; geçmiş
yaşantılarını, ihtiyaçlarını ve baş etme biçimlerini de fark etmesine yardımcı
oluyor. Özellikle bağımlılık davranışlarının altında bastırılmış öfke,
suçluluk, yalnızlık, değersizlik hissi ve travmatik yaşantıların
bulunabileceğine dikkat çekiliyor. Klinik Psikolog Beyza Selvi, sanat terapisi
sayesinde bireyin içsel deneyimini daha net fark edebildiğini belirterek, “Kişi
yaptığı çalışmalar aracılığıyla kendilik farkındalığını artırabiliyor. Bu
süreç, bireyin kendisiyle kurduğu ilişkiyi güçlendirirken değişim motivasyonunu
da destekliyor” dedi.
“Alternatif baş etme yolları geliştiriliyor”
Beyza Selvi, bağımlılık davranışlarının çoğu zaman yoğun duygularla baş
etmekte zorlanmanın bir sonucu olarak ortaya çıktığını ifade ediyor. Sanat
terapisi ise bireye bu zorlayıcı duygularla daha güvenli şekilde temas kurma
imkânı sunuyor.
Selvi’ye göre terapi sürecinde bireyler yalnızca duygularını ifade etmeyi
değil, aynı zamanda yeni baş etme becerileri geliştirmeyi de öğreniyor:“Sanat
terapisi çalışmaları sırasında birey, zorlayıcı duygularla daha güvenli bir
şekilde temas kurmayı öğrenebilir ve alternatif baş etme yolları
geliştirebilir.”
Grup Terapilerinde “Yalnız Değilim” duygusu güçleniyor
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beyza Selvi ;
Sanat terapisinin grup ortamında uygulanmasının da önemli psikolojik katkılar
sunduğuna dikkat çekiyor. Benzer deneyimlere sahip bireylerin bir araya geldiği
grup çalışmaları, sosyal destek hissini artırırken izolasyon duygusunu
azaltabiliyor.Beyza Selvi, grup sanat terapilerinin kişilerarası farkındalığı
geliştirdiğini belirterek, “Katılımcılar benzer deneyimlere sahip bireylerle
bir araya geldiklerinde yalnız olmadıklarını fark ediyorlar. Bu paylaşım süreci
empatiyi ve sosyal destek duygusunu güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.
Yargısız ve Güvenli bir ifade alanı sunuyor
Beyza Selvi; “sanat terapisinin en önemli özelliklerinden biri de bireye
“doğru” ya da “yanlış” baskısı hissettirmeyen güvenli bir alan oluşturması.
Sanat terapisinde estetik kaygının bulunmadığını vurgulayan Selvi, bu
yaklaşımın kişinin kendini daha özgür ifade etmesini sağladığını söyledi:“Bu
yöntemde estetik kaygı ya da doğru-yanlış değerlendirmesi bulunmaz. Bu da
bireyin kendini daha özgür ve güvenli bir şekilde ifade etmesine alan açar.”
Bağımlılık tedavisinde Bütüncül yaklaşım öne çıkıyor
Uzmanlar, modern bağımlılık tedavisinde yalnızca davranışın ortadan
kaldırılmasının yeterli olmadığını; bireyin duygusal dünyasının da
iyileştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle psikoterapi süreçlerinde
sanat terapisi gibi destekleyici yöntemlerin giderek daha fazla önem kazandığı
ifade ediliyor.
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beyza Selvi’ye göre sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde yalnızca davranışsal değişimi değil, aynı zamanda duygusal ve içsel dönüşümü de destekleyen güçlü bir psikoterapi yöntemi olarak önemli katkılar sunduğunu belirtiyor.