Haber Tarihi
Mar 12,2026 14:36
Özel Bahçeşehir Öğrencileri İklim Değişikliğine Duyarsız Kalmadı
“Özel Bahçeşehir Okulları Kuzey Kampüsü öğrencileri, Ege Bölgesi özellikle de İzmir’de önemli seviyede kendisini hissettiren kuraklığa karşı harekete geçti.”
Özel
Bahçeşehir Kuzey Kampüsü Anadolu ve Fen Lisesi öğrencileri bu eğitim yılında
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın (TÜÇEV) yürüttüğü “Young Reporters of the
Environment (Çevrenin Genç Sözcüleri)” programına katıldı.
Öğrencilerin
küresel iklim değişikliği ve gıda krizine karşı farkındalık yaratmak
istediklerini belirten Özel Bahçeşehir Okulları Kuzey Kampüsü Coğrafya
Öğretmeni Evin Eren, öğrencilerin Menemen'de yaptıkları ziyaretler ve
bilinçlendirme çalışmaları hakkında bilgi verdi.
MENEMEN'DE
SAHA ZİYARETLERİ YAPILDI
Eren,
“Öğrencilerimiz, İzmir’in Menemen ilçesindeki Ahıhıdır Mahallesi ve Hade
Biyoteknoloji Laboratuvarı’na giderek yaşanan kuraklığın üretilen ürün
çeşidini, ürün miktarını, ve çiftçiye olan etkilerini yerinde inceledi.
Öğrencilerimiz, ayrıca Menemen Tarım İlçe Müdürlüğü, Hade Biyoteknoloji
Laboratuvarı yetkilileri ve çiftçilerle de görüşerek kuraklığın boyutunun
ürkütücü bir halde olduğunu gözlemledi. Kuraklığın insanlığa ve diğer
canlıların yaşamına etkisinin çok kısa zamanda görüleceğini de araştırmaları
sonucunda elde ettikleri veriler sayesinde analiz etti. İlk olarak bölge
halkını bilinçlendirmeyle işe koyulan öğrencilerimiz daha sonra daha farklı
çözüm yolları bularak geniş alanlarda seslerini duyurmak için büyük çaba
sergiledi” diye konuştu.
KURAKLIK
GIDA GÜVENLİĞİNİ DE TEHDİT EDİYOR
Elde
ettikleri veriler sonucunda 'Çevrenin Genç Sözcüleri Projesi' için küresel
iklim değişikliği ve gıda kriziyle ilgili bir proje hazırladıklarını da
kaydeden Evin Eren, sözlerine şöyle devam etti:
“Kuraklık,
iklim değişikliğinin etkisiyle giderek artan ve gıda güvenliğini tehdit eden
ciddi bir sorun hâline gelmiştir. Azalan su kaynakları ve bozulmuş üretim
koşulları, hem tarımsal verimi düşürmekte, hem de besin değerlerinde azalmaya,
toksin oluşumu ve ağır metal birikimi gibi sağlık sorunlarına yol açmaktadır.
Bu durum özellikle gelişmemiş bölgelerde yetersiz beslenme, gizli açlığa ve
hastalıklara sebep olmaktadır. Gelecekte, kuraklığın gıda fiyatlarını
yükselteceğini, tedarik zincirlerini zorlayacağını ve bazı bölgelerde göçleri
hızlandırarak sosyal eşitsizlikleri artıracağı öngörülmektedir. Günümüzde
insanlar kuraklığın ve gıda kıtlığının kendilerinden çok uzakta olduğuna
inanıyor; ancak yağışların son yıllarda azalması, yiyeceklerin eskisi kadar taze
ve lezzetli olmaması bile bu tür felaketlerin önemli sonuçlarıdır. Asıl tehlike
ise geri dönüşünün olmayışındadır. Bu nedenle kuraklıkla mücadele; su yönetimi,
iklime dayanıklı tarım, teknolojik yenilikler ve güçlü gıda güvenliği
politikalarının birlikte uygulanması önem taşımaktadır”