Haber Tarihi
Mar 05,2026 13:59
‘İyileştiren Hastane’ tedavi süresini kısaltıyor
“Hastane binalarındaki mimari ile yapısal ve tıbbi teknolojik gelişmeler, tedavi süreçlerini kısaltmaya önemli ölçüde etki ediyor. “Sağlık İnşa Eder” mottosuyla faaliyet gösteren Arter İnşaat Kurucu Ortağı Mimar Mustafa Onur Eraydın, literatüre ‘’iyileştiren hastane’’ olarak geçen yapılara ilişkin “Hastalığın ve hastaların niteliklerine göre yeni teşhis ve tedavi teknolojilerinin gelişmesi, yapısal çerçeveyi direkt olarak etkiliyor. Sağlık Bakanlığının yapmakta olduğu akreditasyon çalışmalarının da etkisi ile yapılacak olan hastanelerin ‘İyileştiren hastane’ kapsamında olması kaçınılmaz sonuç olarak günden güne ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.”
Modern hastane binalarının mimarisi ve iç mekân tasarımları, tedavi
süreçlerini hızlandıran kritik bir faktör haline geldi. Gelişen tasarım
anlayışları, yapısal ve tıbbi teknolojik ilerlemelerle birleşerek, hastaların
iyileşme hızına doğrudan etki ediyor. Sektör temsilcileri, Sağlık Bakanlığı’nın
akreditasyon çalışmalarıyla birlikte, literatüre "İyileştiren
Hastane" olarak giren bu yapıların artık bir standart olacağını
belirtiyor.
“Sağlık inşa eder” mottosuyla faaliyet gösteren Arter İnşaat Kurucu Ortağı
Mustafa Onur Eraydın, konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Eraydın, hastalığın ve hastaların değişen niteliklerine göre yeni teşhis ve
tedavi teknolojilerinin gelişmesinin, hastane binalarının yapısal çerçevesini
doğrudan etkilediğini vurguladı.
Enfeksiyon ve iyileşme süresi kısalıyor
“Yoğun bakım ünitesi sendromlara yol açtığını biliyoruz. Ses düzeyinin,
narkotik ve sedatif ilaç kullanımını ve dozlarını belirgin biçimde
etkilediğini; ses düzeyindeki artışın, kalp atış̧ hızı, stres ve gerginliğin
artmasında etkili olduğunu da biliyoruz. Ayrıca güneş̧ alan ve almayan hasta
odalarıyla, hastanede kalış̧ süreleri ve ölüm oranları arasında belirgin bir
ilişki olduğu ortaya konmuştur. Yani odadaki aydınlık düzeyinin, kalp atış̧
hızı, aktivite düzeyleri ve solunum sayısını etkilediğini biliyoruz” diyen
Eraydın, yeni nesil hastane binalarının sadece estetikten ibaret olmadığını,
aynı zamanda tedavi sonuçlarını doğrudan iyileştirdiğini belirterek “Sağlık
tesislerinde mühendislik hesaplamalar sonucu geliştirilen mekanik ve elektrik
sistemler ile, antibakteriyel inşaat malzemeleri kullanılarak, en üst seviyede
sterilizasyon sağlanıyor. Bu sayede hastanede enfeksiyona bağlı hastalıklar
minimum seviyelere çekilerek antibiyotik tedavi dozları azaltılıyor ve
bağışıklık sistemini güçlendiren tıbbi çalışmalarla iyileşme süresi
kısaltılıyor” diye konuştu.
“Hastanın güven duygusunu artırıyor”
Eraydın sözlerini şöyle sürdürdü:
“Üstelik estetik kalite de hastayı rahatlatarak iyileşme hızını etkilediği
gibi, hasta yakını ve ziyaretçi psikolojisini de olumlu etkileyerek hastanın
güven duygusunu artırıyor. Geleceğin hastane binaları sadece tedavi değil, aynı
zamanda hastanın kendi kendine yardımı ve hastalıklardan korunması yönünde
eğilim gösterecek. Bu yapılar spor salonları, sosyal hizmet büroları ve toplum
için buluşma noktası olabilecek başka işlevleri de içerebilecektir.”
Bakanlık harekete geçti
Türkiye'de sağlık binalarının düzeltilmesi ve kalite eşiğinin yükseltilmesi
için atılan adımlara da değinen Mustafa Onur Eraydın, şunları kaydetti:
“Ülkemizde sağlık kuruluşlarının bakım ve yönetim kalitesini iyileştirmek
için geliştirilmiş olan standartlar serisini karşılayıp karşılamadıklarını
belirlemek amacıyla, yetkili kuruluşlar tarafından değerlendirmeye tabi
tutulan bir süreç olarak akreditasyon çalışmaları sürüyor. Sağlık binalarının
düzeltilmesi ve kalite eşiğinin yükseltilmesi için Sağlık Bakanlığının bilimsel
araştırmalara verdiği önem, üniversitelerle iş birliği içinde bulunması ve
ulusal bir akreditasyon programının uygulanmaya başlaması bu gelişmeleri
oldukça hızlandırmış durumda.”