Haber Tarihi
Mar 05,2026 13:49
AB'ye ihracatta yeni dönem: İhracatçıya vize, ürüne dijital pasaport lazım
“İnovakademi Başkanı Gökhan Erol, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği Dijital Ürün Pasaportu (DPP) uygulamasına ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. ”
Erol,
Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa’da zorunlu hale gelmeye
başlayan bu sistemin, Türk ihracatçısı için sadece bir teknik gereklilik değil,
aynı zamanda küresel rekabette öne geçme fırsatı olduğunu vurguladı.
Erol:
"AB'ye ihracatta yeni dönem: İhracatçıya vize, ürüne dijital pasaport
lazım"
Gökhan
Erol, DPP’yi bir ürünün üretim aşamasında kullanılan hammadde içeriğinden
karbon ayak izine, tamir olanaklarından geri dönüşüm talimatlarına kadar tüm
yaşam döngüsünü içeren dijital bir sicil kartı olarak tanımlıyor. Ürünlerin
üzerine yerleştirilecek QR kod veya benzeri teknolojilerle erişilecek bu
veriler, tüketicilere ve denetleyicilere şeffaf bir bilgi akışı sağlayacak.
Sektörlere
Göre Uygulama Takvimi
Avrupa Birliği’nin geçiş sürecini kademeli olarak
planladığını belirten Erol, ihracatçıların ve danışmanların aşağıdaki kritik
tarihleri ajandalarına alması gerektiğini ifade etti:
AB'ye
İhracatta Tehdit mi Yoksa Fırsat mı?
İnovakademi olarak bu değişim sürecinde firmalara rehberlik etmeye hazır
olduklarını belirten Gökhan Erol, bu yeni trendi nasıl katma değere
dönüştürdüklerini şu başlıklarla özetledi:
- Uyum ve Strateji Hazırlığı: İşletmelerin mevcut
üretim süreçlerini AB regülasyonlarına (Taksonomi, SKDM, Karbon ofsetleme
vb.) uygun hale getirmek üzere rehberlik edilmesi.
- Veri Yönetimi ve İzlenebilirlik: Hammadde tedarik
zincirinin şeffaflığını sağlayacak dijital altyapıların kurulması.
- Eğitim ve Sertifikasyon: Şirket personeline
sürdürülebilirlik raporlaması ve dijital veri yönetimi konularında
yetkinlik kazandırılması.
Geleceğin
Ticaret Dili: Sürdürülebilirlik
Gökhan Erol, Avrupa pazarında kalıcı olmak isteyen Türk firmaları için DPP’nin artık bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. Bu süreci erkenden yönetmeye başlayan ihracatçıların, rakiplerinin önüne geçerek "yeşil ticaret" pastasından daha büyük pay alabileceğini belirtti.