Haber Tarihi
Mar 02,2026 14:50
Küresel Ekonomide Savaş Dönemi Başlıyor
“Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve sıcak çatışma ihtimallerinin güçlenmesi, dünya ekonomisini derinden etkileyecek yeni bir sürecin kapısını aralamakta. Özellikle enerji koridorları ve kritik ticaret hatları üzerinde yoğunlaşan riskler, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte ekonomik dengelerin yeniden şekillenmesine yol açacaktır. Özellikle petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması ihtimaliyle küresel ekonomide ciddi bir yavaşlama görüleceğini söylemek gerekir. Yani bir diğer deyişle Batı’da dahil olmak üzere önemli bir risk olarak resesyon kendisini gösterecektir.”
Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar,
savaşların artık yalnızca askeri değil, aynı zamanda ekonomik bir mücadele
alanı olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: Orta Doğu’da yaşanan
savaş başta petrol ve doğalgaz olmak üzere enerji fiyatlarında ciddi artışları
beraberinde getirecek. Özellikle dünya petrol arzının yaklaşık %20’sinin
geçtiği Hürmüz Boğazı’nın risk altına girmesi, fiyatların hızlı şekilde
yükselmesine neden olacaktır. Enerji maliyetlerindeki bu artışın küresel
enflasyonu yeniden yukarı yönlü baskılayacağı ve merkez bankalarının para
politikalarını sıkı tutmaya devam edeceği öngörülebilir.
Küresel Ticaret ve Lojistik Ağları Baskı Altında
Savaş ortamı, uluslararası ticaretin en kritik unsurlarından biri olan
lojistik süreçleri doğrudan etkilemekte. Deniz taşımacılığı rotalarında
yaşanabilecek aksaklıklar, navlun ve sigorta maliyetlerinde ciddi artışlara yol
açacaktır. Pandemi döneminde yaşanan benzer gelişmelerin tekrar etmesi
durumunda, taşımacılık maliyetlerinin katlanarak artması ve teslim sürelerinin
uzaması kaçınılmaz olacaktır. Savaş dönemlerinde yatırımcıların risk iştahı
düşmekte, güvenli liman olarak görülen varlıklara yönelim artmaktadır. Bu
süreçte altın ve dolar gibi araçlarda yükseliş gözlemlenirken, gelişmekte olan
ülkelerin para birimleri ve borsaları üzerinde baskı oluşmaktadır. Türkiye
açısından savaşın ekonomik etkileri hem riskler hem de fırsatlar barındırmakta.
Artan enerji ithalat maliyetleri ve cari açık, yükselen enflasyon, kur ve
finansman baskısı artacaktır.
İhracatçılarımızın Tedbirli Olması Gerekiyor
Petrol fiyatının artışı ile ithalat maliyetlerimizin yükseleceği kesin. Yanı
sıra ihracatımız ve ihracatçılarımız da bu durumdan olumsuz etkilenecektir.
Enerji maliyetinin artması ile birlikte maliyetlerin daha da yükseleceği bir
ortamın bizi beklediğini söyleyebilirim. İhracat maliyetlerinde navlunun
artışı, sigorta maliyetlerinin artması ve teslim sürelerinin uzaması ile
birlikte rekabet gücümüz zayıflayacaktır.
Özellikle kimya, plastik ve enerji yoğun sektörlerimiz daha fazla
etkilenecektir. Avrupa Birliği’nde yaşanacak olası bir resesyonun ihracatımız
üzerindeki etkileri daha fazla hissedilecektir diye düşünüyorum. Ancak savaşın
uzun sürmemesi ve kısa sürede sonuçlanması mümkün olursa etkiler çok fazla
sürmeyecektir. Hepimizin temennisi de zaten biran önce sonuçlanması yönündedir,
aksi bir durum Türkiye’nin enflasyon ile mücadelesi başta olmak üzere ihracata
ve ekonomiye önemli zararlar verecektir.
Yeni Ekonomik Düzen Şekilleniyor
Dr. Hakan Çınar, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Bugün dünyada savaşlar sadece cephede değil, ekonomide de kazanılıyor.
Enerjiyi kontrol eden, lojistiği yöneten ve üretimi sürdüren ülkeler, yeni
dönemin kazananları olacak. Türkiye’nin bu süreçte doğru konumlanması, riskleri
fırsata çevirmesi açısından kritik önem taşımaktadır.” Küresel savaş
senaryoları, ekonomide kısa vadede ciddi şoklar yaratırken, uzun vadede yeni
ticaret dengeleri ve güç merkezleri oluşturmaktadır. Bu süreçte ülkelerin
ekonomik dayanıklılığı, stratejik planlama kabiliyeti ve üretim gücü
belirleyici olacaktır.