Haber Tarihi
Feb 27,2026 12:39
Son 5 Yılda İklim Krizi için 3 Milyon İmza
“Türetim Ekonomisi Derneği’nin Change.org Platformu üzerinden yürüttüğü İklim Programı, 5 yıllık değerlendirme raporunu yayınladı. Rapora göre, son beş yılda Türkiye’de iklim krizine karşı 550’den fazla kampanya başlatıldı ve yaklaşık 3 milyon imza toplandı. 2026’da Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde yayınlanan rapor, sivil toplum ve vatandaşların iklim politikalarındaki etkisini bir kez daha gösteriyor.”
İklim krizi küresel ölçekte derinleşirken; aşırı sıcaklıklar, seller, orman
yangınları ve kuraklık Türkiye’de de hayatın bir parçası haline geldi. Bilim
insanları 1,5°C hedefinin risk altında olduğuna dikkat çekerken, toplumun iklim
talepleri de büyüdü. Türetim Ekonomisi Derneği İklim Programı’nın 2021- 2025
Değerlendirme Raporu, vatandaşların iklim krizi mücadelesi için başlattıkları
kampanyaların etkilerini ve toplanan imzaların karar alma süreçlerine
yansımalarını ortaya koyuyor.
3 Milyon Vatandaş "İklim Adaleti" Dedi
Rapora göre:
- Program süresince 550
yeni kampanya başlatıldı ve toplam 2,7 milyon imza toplandı.
- 46 kampanya, somut
etki yaratarak yerel yönetimler ve üniversitelerde politika
değişikliklerine, yenilenebilir enerji çözümlerine ve afet yönetimine
katkıda bulundu.
- Karar vericilerle yapılan 132
görüşme ve 28 imza teslimi sayesinde toplumsal talepler
politika süreçlerine taşındı.
- 700’den fazla kişi,
50’den fazla eğitimle kampanyacılık, savunuculuk ve iklim iletişimi
alanlarında güçlendirildi.
- Sosyal medya ve iletişim
çalışmalarıyla 81 milyondan fazla kişiye ulaşım sağlandı.
İklim Politikalarında Toplumsal Katılımın Gücü
5 yıl boyunca bakanlıklar, milletvekilleri ve belediye başkanları ile
100’den fazla doğrudan görüşme gerçekleştirildi. Bu çalışmalar, yerel
yönetimlerden üniversitelere kadar 46 farklı alanda somut politika
değişikliklerini tetikledi. Kömürden çıkıştan adil dönüşüme, yerel ekoloji
direnişlerinden gençlerin gelecek hakkına kadar pek çok başlıkta toplanan
talepler, karar vericilerin masasına taşındı.
Değişim Elçileri Programı ile Mücadele Tabana Yayılıyor
İklim Programı’nın bir parçası olarak yürütülen Değişim Elçileri Programı,
2023 yılından bu yana Türkiye genelinde gençler ve kadınların iklim
mücadelesinde aktif rol almasını sağladı. Program kapsamında 88 katılımcı,
kampanya ve savunuculuk eğitimleri alarak kendi bölgelerinde 24 kampanya
başlattı ve 100.000’den fazla imza topladı. Program, hem yerel halkın
çevre taleplerinin görünür olmasına hem de Türkiye’nin iklim krizine karşı daha
etkin mücadele etmesine tabandan katkı sundu.
“COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması ise önemli bir sorumluluk ve
fırsatı birlikte getiriyor”
Rapor, vatandaşların ve sivil toplumun iklim krizine karşı daha güçlü ve
somut politikalar talep ettiğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin 2026’da ev
sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği
Konferansı), bu toplumsal talebin ulusal ve uluslararası iklim müzakerelerde
dikkate alınması açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Raporun önsözünde
bu sürece dikkat çeken Türetim Ekonomisi Derneği YK Başkanı Dr. Uygar Özesmi
ve İklim Programı Yöneticisi Yaz Güvendi, şu değerlendirmede bulundu:
“Birleşmiş Milletler’in son Ulusal Katkı Beyanı (NDC) Sentez Raporu,
mevcut planların 1,5°C hedefiyle uyumlu olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Aynı
dönemde Türkiye’nin güncellediği ulusal katkı beyanı da bilimsel
gerekliliklerin gerisinde kaldığı gerekçesiyle eleştirildi. Önümüzdeki yıl
COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması ise önemli bir sorumluluk ve fırsatı
birlikte getiriyor: Daha iddialı hedefler, daha şeffaf politikalar ve adil bir
dönüşüm iradesi.”
İnsanlar, Hayvanlar Ve Tüm Canlılar için Eko Alan
Türetim Ekonomisi Derneği çatısı altında yürütülen İklim Programı, yıllardır
yürüttüğü kampanyacılık ve savunuculuk destek çalışmalarını, saha deneyimi ve
dayanışmayı temel alarak artık Eko Alan adıyla sürdüreceğini duyurdu..
Program Yönetici Yaz Güvendi Eko Alan’ı şöyle tarifliyor: “Eko Alan;
çevre ve iklim alanındaki gelişmeleri ve politika süreçlerini izleyen, yerel
mücadeleleri görünür kılan ve güçlendiren, güvenilir bilgiye erişimi
kolaylaştıran bir ortak alan olarak konumlanıyor. Yerelde yürütülen
mücadelelere kampanyacılık ve savunuculuk desteği sunmayı, farklı aktörler
arasında dayanışmayı artırarak dijital ve sahadaki etkiyi birlikte büyütmeyi
hedefliyor. İnsanlar, hayvanlar ve tüm canlılar için adil, canlandıran ve yaşanabilir
bir dünya adına bu yolculuğu birlikte sürdürmek istiyoruz.”