Haber Tarihi
Feb 25,2026 12:32
İftar Sonrası Tatlı Tüketimine Dikkat! Ramazan’da Metabolik Süreç Hassaslaşıyor
“İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Şefika Aydın Selçuk, Ramazan ayında tatlı tüketiminin tamamen yasaklanması gerekmediğini ancak zamanlama, porsiyon ve seçim konularında dikkatli olunmasının önemli olduğunu söyledi. Gün boyu süren açlığın ardından vücudun kan şekerini dengelemek için hassas bir sürece girdiğini belirten Selçuk, iftarla birlikte alınan karbonhidratların kan şekerini yükselttiğini, pankreasın insülin salgılayarak glukozu hücrelere taşıdığını; iftarın hemen ardından yüksek şeker içeren tatlıların tüketilmesinin ise kan şekerinde ani ve keskin dalgalanmalara yol açarak vücudu fazla enerjiyi depolama eğilimine yönlendirebileceğini söyledi.”
Gün boyu süren açlığın ardından vücudun kan şekerini dengelemek için hassas
bir sürece girdiğini belirten Selçuk, iftarla birlikte alınan karbonhidratların
kan şekerini yükselttiğini, pankreasın insülin salgılayarak glukozu hücrelere
taşıdığını; iftarın hemen ardından yüksek şeker içeren tatlıların
tüketilmesinin ise kan şekerinde ani ve keskin dalgalanmalara yol açarak vücudu
fazla enerjiyi depolama eğilimine yönlendirebileceğini söyledi.
Şeker Türü ve Sindirim Süreci Belirleyici
Şerbetli tatlıların içerdiği yüksek şeker oranı nedeniyle daha fazla
metabolik yük oluşturabileceğini belirten Selçuk, özellikle fruktozdan zengin
tatlıların karaciğerde trigliserid üretimini artırabileceğini; uzun süreli
açlık sonrası sindirim sisteminin yavaş bir başlangıç yaptığını, bu süreçte
tüketilen yoğun şekerli tatlıların hem kan şekeri hem de tokluk hormonları
üzerinde dengesizlik yaratabileceğini ifade etti.
Tatlı tüketiminin yalnızca kalori açısından değerlendirilmemesi gerektiğini
kaydeden Selçuk, ultra işlenmiş ürünlerin bağırsak mikrobiyotası ve
inflamatuvar yanıtlar üzerinden metabolik sağlığı etkileyebileceğini, bu
nedenle besin kalitesi ve işlenmişlik düzeyinin de göz önünde bulundurulması
gerektiğini aktardı.
Porsiyon ve Sıklık Dengesi
Ramazan döneminde tatlı tercihinde ölçünün temel kriter olduğunu belirten
Selçuk, sütlü tatlıların haftada 2–3 kez küçük bir kâseyle
sınırlandırılabileceğini, güllacın haftada 1–2 kez orta bir dilim şeklinde
tüketilebileceğini; meyve ve yoğurt kombinasyonlarının daha sık tercih
edilebileceğini, şerbetli tatlıların ise haftada 1 kez küçük bir dilimle
sınırlandırılmasının daha dengeli bir yaklaşım olacağını söyledi.
Çikolata ve paketli tatlıların rutin hale getirilmemesi gerektiğini
vurgulayan Selçuk, alternatif olarak iftar sonrası 1–2 adet hurma ile az
miktarda ceviz tüketilebileceğini de sözlerine ekledi.
“Önemli Olan Yasak Değil, Denge”
Ramazan’da tatlı tüketiminin bir yasak meselesi olmadığını belirten Selçuk,
bilinçli seçimler ve kontrollü porsiyonlarla hem sofraların keyfinin
korunabileceğini hem de metabolik dengenin desteklenebileceğini ifade etti.