Haber Tarihi
Feb 22,2026 13:21
Kadim Kehanet Yeniden Yazılıyor: “Son Cadı – Hatırlayış” Okurlarla Buluştu!
“Akça, Lethe’nin gizemli sularında kendini unuttu. Ve şimdi Lethe’nin taşıdığı bilgi onu tekrar hatırlamaya çağırıyor.”
Mitoloji, ezoterizm ve kadim öğretilerden beslenen “Son
Cadı – Hatırlayış”, ışık ile karanlığın dengesini merkeze alan güçlü bir
fantastik anlatı olarak raflardaki yerini aldı. Yazar Sema Karakurt, okuru
zaman döngülerinin ve unutulmuş bilgeliğin izini süren büyülü bir yolculuğa
davet ediyor. “Cadı Üçlemesi”nin ilk kitabı olan Son Cadı – Hatırlayış, antik
yaratılış mitleri, sembolizm, okült öğretiler ve kadim kadın arketipleriyle
örülü zengin bir kurgu sunuyor. Kaktüs Sanat Yayınları’ndan çıkan roman, seçilmiş
olarak doğan bir cadının kehanetlerle yazılmış kaderini ve zamanlar arası
uyanışını konu alıyor.
“Geceleri gökteki görenden geldi / O defalarca doğacak olandı / Kadimi uyandıracak son cadıydı” sözleriyle açılan anlatı, okuru Lethe’nin gizemli sularından Mavi Mağara’ya, kadim meclislerden alternatif zaman boyutlarına uzanan çok katmanlı bir evrene taşıyor.
Unutulanın Hatırlanışı
Romanın merkezinde Akça karakteri yer alıyor. Geçmiş yaşamlarının izini rüyalar aracılığıyla süren Akça, kadim bilgelik nehri Lethe ile olan bağını yeniden kurmak zorunda. Işığın Meclisi ile karanlık diyar arasında bozulan kardeşlik, yaklaşan büyük savaşın habercisi. Göksel cadılar, Hekate ve Lilith’in temsil ettiği iki meclis, insanlığa aktarılacak bilgelik konusunda büyük bir ayrışmaya düşüyor. Seçilmiş olanın doğmasıyla birlikte kehanet harekete geçiyor ve zaman döngüleri yeniden hizalanıyor. Ancak bu uyanış, yalnızca gücü değil, büyük bir yıkımı da beraberinde getirebilir.
Kadim Dişil Bilgeliğin İzinde
1979 İstanbul doğumlu yazar Sema Karakurt, sosyoloji ve felsefe eğitiminin yanı sıra İstanbul Üniversitesi Yaratıcı Yazarlık programında eğitim aldı. Mitoloji, sembolizm ve okültizm üzerine yaptığı araştırmalar, romanın düşünsel altyapısını oluşturuyor. Spiritüalizm ve Wicca öğretisinden esinlenen yazar, kadim dişil bilgelik arketipini modern bir anlatıyla yeniden kurguluyor. Karakurt, yazma sürecini “içsel bir yolculuk” olarak tanımlıyor ve romanın omurgasını oluşturan ışık-karanlık dengesinin, insanın kendi içsel bütünlüğüne yaptığı yolculuğu simgelediğini belirtiyor.
Fantastik ve Mistik Okurlara
Gotik ve mistik bir dille kaleme alınan Son Cadı – Hatırlayış, özellikle mitoloji ve antik inanışlara ilgi duyan, ezoterik anlatıları seven, alternatif zaman ve bilinç anlatılarına meraklı olan ve de güçlü kadın arketipleri merkezli fantastik kurgu okurlarına hitap ediyor. “Her son bir başlangıçtır” mottosuyla ilerleyen roman, üçlemenin ilk halkası olarak devam kitaplarına da güçlü bir zemin hazırlıyor.
Yazarın Görüşüyle: “Yazmak benim için içsel bir yolculuk…”
Gizemler beni kendine çekmiştir hep. Gizemleri araştırırken ve gördüğümün arkasında gizlenmiş olanı anlamaya çalışırken, kendi içsel benliğim hakkında derin anlamlar keşfettim. Son Cadı’nın kurgusunda içimde oluşan düşüncelerin gölgeleri uzarken, bulduğum cümlelerimi takip ettim. Düşüncelerimin yansımaları kurgumu oluşturdu. Vahşi kadın arketipi, o bilge içgüdülerine güvenen kadını nerede bulabilirdim. Hangi doğa manzarasında, hangi seste ya da hangi satırlarda. Birçok mitolojide, eski metinde, antik inanışta bana ilham olacak o içsel duyguyu aradım. O sezgisel kadın ruhu zaman zaman kaybolmama sebep olsa da hep yolumu aydınlattı. İçgüdüsel doğası ile yanyana olan ruh bütünlenir. Kadim geleneklerde kadın dişi ruhtur. Ben de bu kurgusal romanımı yazarken, kadının o ruhsal bilge yönünün izlerini birçok mit ve öyküde aradım. Kurgumda hem kendi içimde bulduğum o dişi ruhun etkisinde kaldım, hem de hala onu arıyorum. Işık ve karanlık dengesi kitabın omurgasını oluşturuyor. Son Cadı, gizemli, mistik, gotik bir dilde okuma yapmayı seven ve kadim fısıltıları takip etmek isteyen okurlar için.