Haber Tarihi
Jan 26,2026 14:27
PwC Türkiye, 18.‘Türkiye Enerji Sektöründe Birleşme ve Satın Almalar Raporu’nun sonuçlarını açıkladı
“PwC Türkiye, Türkiye enerji sektöründeki birleşme ve satın alma işlemlerinin yanı sıra en güncel sektör trendlerinin kapsamlı bir analizini içeren Enerji Sektöründe Birleşme ve Satın Almalar Raporu’nun 18.’sini yayınladı.”
Rapora göre; ABD’nin korumacı ticaret politikaları, AB ülkelerindeki siyasi
istikrar sorunu, devam eden savaşlar, artan savunma sanayii harcamaları, insani
krizler, global tedarik zinciri üzerindeki baskılar, yapay zekanın beraberinde
getirdiği belirsizlikler, geçim sıkıntısı, derinleşen iklim krizi ve proje
finansmanında zorluklar, 2025'te dünya ekonomisinin direncini test eden başlıca
etkenler oldu.
Buna karşılık, küresel enerji piyasalarında birleşme ve satın alma
işlemlerinde 2024’te başlayan temkinli toparlanma, 2025’te de tedarik zinciri
direncinin artırılması, teknolojik kapasitenin güçlendirilmesi, veri
merkezlerinin artan enerji talebinin karşılanması, enerji dönüşümü, portföy
çeşitliliğinin artırılması, ana iş kollarına odaklanma, operasyonel verimlilik,
borç yükünün azaltılması ve yeni yatırımlar için finansman yaratma hedefleri
çerçevesinde yapılan işlemlerle güçlü bir şekilde devam etti.
Temkinli yaklaşım sürüyor
PwC Türkiye Şirket Birleşme ve Satın Alma İşlemleri Lideri Engin Alioğlu,
rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Türkiye enerji piyasasındaki birleşme ve satın alma işlemlerinde 2025
yılında makroekonomik belirsizliklere ve bölgedeki siyasi istikrarsızlığa
rağmen yaşanan toparlanmayı çok önemli buluyoruz. Ancak, PwC Türkiye olarak 18.
kez gerçekleştirdiğimiz bu araştırmanın ortaya koyduğu tablo itibariyle, bu
toparlanmayı sürdürülebilir kılmak ve piyasadaki yatırım cazibesini artırmak
için atılacak adımların politika yapıcıların önceliği olması gerektiğinin bir
kez daha vurgulamak istiyoruz.
Son yıllarda özellikle yenilenebilir enerji piyasasıyla ilgilenen yatırımcı
profilinde önemli değişiklikler görüyoruz. Artık daha iyi planlanmış
stratejilerle yatay ve dikey entegrasyonunun öne çıktığı bu olgunluk döneminde
birleşme ve satın alma işlemlerinin sektöre ilk girişten daha ziyade mevcut
portföyleri büyütmek amacıyla gerçekleştiğini gözlemliyoruz. Öte yandan, sanayi
şirketlerinin elektrik maliyetlerini kontrol stratejileri doğrultusunda enerji
piyasasındaki satın alma işlemlerinde daha aktif hale gelmesini bekliyoruz.
Türkiye’de enerji piyasasının potansiyeline ve bu potansiyelin doğru
politikalar ve stratejik ortaklıklarla hayata geçirilebileceğine olan
inancımızı koruyoruz. Ülkemizin küresel birleşme ve satın alma işlemlerindeki
güçlü ortamdan hak ettiği payı alabilmesi için yatırımcılara öngörülebilir bir
makroekonomik ortamın sağlanmasına, özellikle piyasa düzenlemeleri ve finansman
cephesinde belirsizliklerin ortadan kalkmasına, enerji dönüşümünün gerektirdiği
adımların her sektöre yayılmasına ve yeni cazibe noktalarına ihtiyaç var. COP
31’in 2026’da Türkiye’de düzenlenecek olmasının bu yöndeki çabalara ivme
kazandırmasını umuyoruz.”
Türkiye enerji piyasasındaki birleşme ve satın alma işlemlerinde güçlü
bir toparlanma yaşandı
Küresel ölçekte devam eden hareketliliğe paralel olarak, Türkiye enerji
piyasasında da 2022’den bu yana devam eden yavaşlama 2025’te yerini güçlü bir
toparlanmaya bıraktı.
Kamuya açıklanan 38 adet birleşme ve satın alma işleminin toplam tahmini
değeri, 2024 yılına kıyasla üç kat artarak 3 milyar ABD dolarına ulaştı.
Ortalama işlem değeri de %200 artarak 79 milyon ABD doları olarak gerçekleşti.
Rapora göre, uzun bir aradan sonra bazı büyük termik santrallerin satışı,
halka arzlar öncesinde portföylere olan ilgiyi artırmak için atılan stratejik
adımlar, sanayi şirketlerinin enerji maliyetlerini kontrol altına alma
çabaları, doğalgaz dağıtım sektöründe devam eden konsolidasyon ve doğalgaz boru
hatlarına olan ilgi bu performansın açıklayıcı unsurları arasında yer aldı.
Ayrıca, 2024’te tüm işlemler yerli yatırımcılar arasında
gerçekleştirilmişken, 2025’te toplam tahmini işlem değerinin %42’si yabancı
yatırımcıların alıcı tarafında yer aldığı işlemlerden oluştu.
Enerji altyapı sektöründeki işlemler arasında termik santral satışları
ilk sırayı aldı
Raporda, Türkiye'nin toplam elektrik tüketiminin 2025 yılında bir önceki
yıla göre %3 arttığı, toplam üretim kapasitesinin %5 oranına yükselerek 122
GW'a ulaştığı ve bu kapasitenin %62’sinin yenilenebilir enerji santrallerinden
oluştuğuna dikkat çekildi.
2025 yılında enerji altyapı sektöründeki birleşme ve satın alma işlemlerinin
toplam değeri içinde, termik santral satışlarından elde edilen gelirler başı
çekti.
2024’te bu sektördeki toplam işlem değerinin çoğunluğunu oluşturan doğalgaz
dağıtım alt segmentindeki konsolidasyon 2025 yılında da devam etti.
İşlemlerin geri kalanında 22 yenilenebilir enerji şirketi, iki elektrik
ticareti şirketi, bir büyük hidroelektrik santrali ve bir çöpten elektrik
üretme tesisinin hisseleri el değiştirdi.
Petrol ve doğalgaz sektöründe hareketli bir yıl yaşandı
Raporda, Türkiye'nin Ocak – Ekim 2025 döneminde toplam petrol ürünleri
talebinin bir önceki yılın aynı dönemine göre %5 arttığı belirtilirken, toplam
yıllık doğalgaz talebinin ise %15 artarak 60 milyar metreküpe (bcm) ulaştığı
yönündeki piyasa tahminine de yer verildi.
2024’teki durgunluğun aksine, 2025 yılı petrol ve doğalgaz sektörlerinde
satın alma ve birleşme işlemleri açısından hareketli bir yıl oldu.
TANAP’ta yapılan azınlık hissesi satışı tüm enerji sektöründeki en yüksek
değerli işlem olurken, akaryakıt dağıtım, petrol ürünleri depolama ve ihrakiye
segmentlerinde gerçekleşen işlemlerle ilgili detaylar da raporda yer aldı.
2026 ve sonrasında belirleyici olacak etkenler
Rapora göre 2026 ve sonrasında enerji sektöründeki birleşme ve satın alma
faaliyetlerini etkileyebilecek hususlar şöyle sıralandı:
- Makroekonomik
normalleşmenin finansmana etkileri, uluslararası finans kuruluşlarından
sağlanan fon akışları
- Elektrikli araç şarj
altyapısı, akaryakıt dağıtımı ve doğalgaz dağıtım piyasalarında
konsolidasyonu
- Yerli pil üreticilerine
yabancı teknoloji şirketlerinin ilgisi
- Halka arzlar öncesinde
portfolyo yapılandırmaları
- Sanayi şirketlerinin enerji
maliyetlerini düşürmeye yönelik lisanssız GES yatırımları
- Hidroelektrik ve kömür
santrallerini içeren özelleştirme programı
- YEKA ihaleleri kapsamında
öne çıkan projelerin yeni birleşme ve satın alma hedefi haline gelmesi