Haber Tarihi
Sep 02,2026 15:49
İkinci el ürünler kişiye özel deneyimler ve yapay zekâ, lüks tüketimin geleceğini şekillendiriyor
“Lüks tüketicilerin markalarla ilişkisi yeniden şekilleniyor. Alternatif satın alma biçimleri, özel deneyimler ve yapay zekâ destekli kişiselleştirme, lüks alışveriş deneyiminde giderek daha fazla öne çıkıyor. Araştırmaya göre, lüks tüketicilerin %62’si markaların sertifikalı ikinci el ürünlerini satın almaya sıcak bakıyor. Tüketicilerin %73’ü özel lüks deneyimlere erişim için ödeme yapmaya hazırken, %94’ü yapay zekânın alışveriş deneyimini geliştirebileceğine inanıyor.”
Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın hazırladığı Lüks Tüketici
Endeksi 2026 (EY Luxury Client Index 2026) araştırmasının sonuçları yayımlandı.
Farklı kuşaklardan 1.631 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, büyük
servet sahibi bireylerden ziyade lüks ürün ve hizmetleri seçici ve planlı
biçimde satın alan tüketicilerin markalarla ilişkilerindeki değişimi ortaya
koyuyor. Araştırma, lüks markaların tüketicilerle ilişkilerini güçlendirmesinde
alternatif satın alma biçimleri, kişiye özel deneyimler ve yapay zekâ destekli
kişiselleştirmenin önemine dikkat çekiyor.
Sertifikalı ikinci el yeni bir büyüme alanı
Sertifikalı ikinci el ürünlere yönelik ilgi artıyor. Lüks markaların
doğrudan sunduğu sertifikalı ikinci el ürünleri satın almaya açık olduğunu
belirten katılımcıların oranı %62’ye ulaşırken, bu oran geçen yıla göre 8 puan
artış gösteriyor. İkinci el ürünlerin markanın ayrıcalığını zayıflatacağı
görüşü ise sınırlı. Katılımcıların yalnızca %24’ü bu ürünlerin marka
ayrıcalığını azaltacağını düşünüyor. Yalnızca %6’sı ise bu ürünlerin lüks ürün
satın alma olasılığını düşüreceğini belirtiyor. Buna karşılık, tüketicilerin
%46’sı sertifikalı ikinci el ürünlerin lüks ürün satın alma ihtimalini
artırdığını söylüyor. Bu oran Z kuşağında ise %53’e çıkıyor.
Tüketici deneyimleri sadakati güçlendiriyor
Lüks markaların sunduğu deneyimler, tüketici sadakati açısından önemli bir
fırsat sunuyor. Katılımcıların %75’i, ücretsiz deneyimler sunan bir markadan
yeniden alışveriş yapma olasılığının daha yüksek olduğunu belirtiyor. %73’ü ise
özel etkinliklere erişim için ödeme yapmaya hazır. Buna karşın, tüketicilerin
%30’u son 12 ay içinde herhangi bir ücretsiz deneyim veya özel etkinlik daveti
almadığını ifade ediyor.
Üyelik modellerine yönelik ilgi de dikkat çekiyor. Tüketicilerin %63’ü lüks
ürün ve hizmetlerde üyelik modelini değerlendirebileceğini belirtiyor. Üyelik
modellerinin tercih edilme nedenleri arasında özel erişim %44 ile ilk sırada
yer alırken, kişiselleştirilmiş ürün seçimleri ve VIP deneyimler %38 ile onu
takip ediyor.
Yapay zekâ alışveriş deneyimini dönüştürüyor
Yapay zekâ, lüks alışveriş deneyiminin önemli unsurlarından biri haline
geliyor. Araştırmaya katılanların %94’ü yapay zekânın alışveriş deneyimini
geliştirebileceğine inanıyor. %56’sı çevrim içi aramaların iyileştirilmesini,
%50’si ise kişiselleştirilmiş önerileri yapay zekânın öne çıkan kullanım
alanları arasında görüyor. Mağazalarda akıllı aynalar gibi yapay zekâ
uygulamalarına ilgi duyanların oranı ise %47’ye ulaşıyor.
Ancak, tüketiciler teknolojinin insan etkileşiminin yerini almasını
istemiyor. Araştırmaya göre, katılımcıların %72’si dijital uygulamaların
alışverişte insan etkileşimini azaltmasından endişe duyuyor. Bu bulgu, lüks
alışverişte teknolojinin insan ilişkilerinin yerini almak yerine bu ilişkiyi
desteklemesi gerektiğine işaret ediyor.
Fiziksel mağazalar önemini koruyor
Dijital alışverişin yaygınlaşmasına rağmen fiziksel mağazalar satın alma
aşamasında önemini koruyor. Katılımcıların %71’i son alışverişini marka
mağazasında gerçekleştirdiğini belirtiyor. Katılımcıların %67’si ise mağazadaki
alışveriş deneyiminden son derece memnun olduğunu ifade ediyor.
Mağaza deneyimini farklılaştıran unsurların başında hizmet ve insan
etkileşimi geliyor. Katılımcıların %44’ü mağazada özel ilgi ve hizmeti, %42’si
insan etkileşimini, %41’i ise stil önerilerini alışveriş deneyimini
zenginleştiren unsurlar arasında görüyor.
Lüksün temel değerleri değişmiyor
Yeni tüketim modellerine ve teknolojilere rağmen ürün kalitesi ve markaların
köklü geçmişi, lüks satın alma kararlarında önemini koruyor. Katılımcıların
%65’i malzeme kalitesini, %52’si ise marka geçmişini satın alma kararlarını
etkileyen temel unsurlar arasında gösteriyor. Köklü markaları tercih edenlerin
%68’i, markanın geçmişini ve mirasını bu tercihlerinin önemli nedenlerinden
biri olarak görüyor. Markanın geçmişine verilen önem kuşaklara göre de
değişiyor. Bu oran Z kuşağında %46 iken baby boomer kuşağında %67’ye
yükseliyor.
Araştırma, lüks markaların değişen tüketici beklentilerine uyum sağlarken
kendilerini farklılaştıran temel değerleri korumalarının önemini ortaya
koyuyor. Sertifikalı ikinci el ürünler, özel deneyimler, üyelik modelleri ve
yapay zekâ destekli kişiselleştirme ise markaların tüketicilerle ilişkilerini
güçlendirebileceği başlıca alanlar olarak öne çıkıyor.
EY Eurasia Tüketici Ürünleri ve Perakende Lideri Yusuf Bulut, araştırmanın
sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Lüks sektöründe tüketici beklentileri değişiyor. Tüketiciler artık
yalnızca ürünün kalitesine değil, markayla kurdukları ilişkinin niteliğine de
önem veriyor. Kendilerini tanıyan, ihtiyaçlarına uygun seçenekler ve özel
deneyimler sunan markalarla daha güçlü bağ kuruyorlar. Bu nedenle, lüks
markalar için mevcut müşterilerle ilişkiyi korumak ve geliştirmek, yeni
müşteriler kazanmak kadar önemli hale geliyor. Yapay zekâ, sertifikalı ikinci
el ürünler ve özel deneyimler, lüks sektöründe önümüzdeki dönemin öne çıkan
alanları olacak. Ancak, teknoloji geliştikçe insan temasının önemi de azalmak
yerine artıyor. Yapay zekânın müşteriyle kurulan ilişkinin yerini alması değil,
bu ilişkiyi güçlendirmesi gerekiyor. Lüks markaların teknolojiden yararlanırken
kalite, zanaatkârlık, marka mirası ve insan ilişkisi gibi kendilerini
farklılaştıran değerleri korumaları büyük önem taşıyor.”