Haber Tarihi
Sep 02,2026 15:45
POYD Bodrum Temsilcisi Girgin: “Turizmde Hızlı Fiyat Artışı Rekabet Gücümüzü Zorluyor”
“POYD Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin, turizm sektöründeki maliyet baskısından yeni konaklama standartlarına, Türkiye’nin destinasyon rekabetinden yerli turistin değişen tatil tercihlerine kadar sektörün gündemini değerlendirdi.”
Girgin,
Türkiye’nin “ucuz destinasyon” kimliğinden çıkmasının kaçınılmaz olduğunu;
ancak bu dönüşümün fiyat-fayda dengesini bozmayacak şekilde yönetilmesi
gerektiğini söyledi.
Turizm
sektöründe maliyetlerin hızla yükselmesine karşın döviz bazlı gelirlerin aynı
ölçüde artmadığını belirten Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Bodrum
Temsilcisi Yiğit Girgin, Türk turizminin önündeki en önemli gündemlerden
birinin ekonomik dengelerin yeniden kurulması olduğunu vurguladı.
Girgin,
Türkiye’nin uzun yıllar boyunca “uygun fiyat-yüksek hizmet kalitesi” dengesiyle
önemli bir rekabet avantajı yakaladığını belirterek, son dönemde kur ve
enflasyon arasındaki makasın bu avantaj üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat
çekti.
Türkiye ucuz
destinasyon olmaktan çıkmalı ama ulaşılmaz da olmamalı
Türkiye’nin
turizmde üst segment bir destinasyona dönüşmesinin doğru bir hedef olduğunu
kaydeden Yiğit Girgin, ancak bu dönüşümün ekonomik segmenti tamamen dışlamadan
ve kademeli şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini hatırlattı.
Girgin,
“Türkiye’nin ucuz destinasyon algısından kurtulması gerektiğini yıllardır
konuşuyoruz. Daha yüksek kişi başı harcama ve daha nitelikli turizm hedefi
doğru. Ancak burada çok hassas bir denge kurulmalı. Ekonomik segmenti ve
Türkiye’nin bugünkü turizm gücüne büyük katkı sağlayan kitle turizmini bir anda
sistemin dışına itmemeliyiz. Ulaşılabilir bir destinasyondan çok zor
ulaşılabilir bir destinasyona hızlı geçiş, sektörde daralmaya neden olabilir”
diye konuştu.
Bu
dönüşümün yalnızca turist sayısını değil, turizm işletmelerinin yatırım
kapasitesini de doğrudan etkilediğini ifade eden Yiğit Girgin, kârlılıktaki
gerilemenin otellerin yenileme ve hizmet kalitesi yatırımlarını da olumsuz
etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Maliyetlerimiz
artıyor, gelirlerimiz aynı hızda artmıyor
Turizm
sektörünün en temel sorunlarından birinin maliyet-gelir makası olduğunu dile
getiren Girgin, sözlerine şöyle devam etti: “TL bazındaki giderlerimiz hızla
yükselirken Euro bazlı gelirlerimiz aynı oranda artmıyor. Bu gerçeği görmezden
gelemeyiz. Kur dengesi, enflasyon ve ekonomik istikrar turizm sektörü açısından
son derece önemli. Maliyetlerimiz çok hızlı artarken gelir tarafında aynı hızda
karşılık bulamıyorsak sektörün kârlılığı daralıyor. Bunun uzun vadeli sonucu da
yatırım ve yenileme kapasitesinin azalması olur”
Turizm
sektörünün yalnızca fiyat üzerinden değil, hizmet kalitesi ve deneyim üzerinden
rekabet etmesi gerektiğine de dikkat çeken Yiğit Girgin, Türkiye’nin bu
alandaki gücünün korunmasının kritik olduğunu belirtti.
Türkiye’nin en
önemli avantajı hâlâ hizmet kalitesi
Mısır
ve Uzak Doğu başta olmak üzere; yeni destinasyonların turizm pazarında daha
güçlü fiyat avantajlarıyla öne çıktığını anlatan Girgin, Türkiye’nin bu
rekabette hizmet kalitesini en önemli farklılaştırıcı unsur olarak
kullanabileceğine işaret etti.
Yiğit
Girgin, sözlerine şöyle devam etti: “Rakip destinasyonlar önemli hamleler
yapıyor. Mısır gibi bölgeler fiyat avantajlarıyla dikkat çekiyor. Ancak
Türkiye’nin hizmet kalitesi konusunda çok önemli bir birikimi var. Dünyanın
önde gelen zincirlerinde çalışan, yöneticilik yapan ve yurt dışına yönetici
ihraç eden bir turizm sektörümüz var. Türk turizmciler artık yalnızca
Türkiye’de değil, dünyanın farklı destinasyonlarında operasyon yönetiyor. Bu
bizim çok önemli bir avantajımız”
Türkiye’nin
bu avantajını koruyabilmesi için fiyat-fayda dengesinin bozulmaması gerektiğini
anlatan Girgin, “İyi hizmet veren, kaliteli tesislere ve güçlü yatırımlara
sahip bir sektör oluşturduk. Bu yapıyı korumamız gerekiyor” ifadesini kullandı.
Yeni konaklama
standartlarına destek
Basit
konaklama tesisleri ve plaj işletmelerine yönelik getirilen yeni standartları
da değerlendiren Yiğit Girgin, düzenlemenin sektörde kalite standardının tabana
yayılması açısından önemli olduğunu söyledi.
Küçük
otel, pansiyon, apart otel, bungalov ve benzeri tesislerde fiziki koşullardan
personel yapısına ve havuz standartlarına kadar farklı alanlarda düzenleme
yapılmasının sektörde ortak bir kalite anlayışının oluşmasına katkı
sağlayacağını dile getiren Girgin, ilk aşamada işletmeler açısından bazı
maliyetler ortaya çıkabileceğini ancak orta ve uzun vadede bunun sektörün
tamamına olumlu yansıyacağını belirtti.
Yiğit
Girgin, şunları söyledi: “Büyük tesisler zaten kendi standartları doğrultusunda
önemli çalışmalar yürütüyor. Buradaki düzenlemelerin özellikle basit konaklama
tesislerinde oluşabilecek eksikliklerin giderilmesine ve belli bir standardın
yakalanmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum. İlk etapta işletmeler için
maliyet oluşturabilir. Ancak orta ve uzun vadede bunun avantajlarını hep
birlikte göreceğiz”
Yerli turisti
kaybetmek istemiyoruz
Yurt
dışına çıkan Türk vatandaşlarının sayısındaki artışın iç turizm açısından da
değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Girgin, yerli turistin Türkiye turizmi
için stratejik önem taşıdığını söyledi.
Yiğit
Girgin şu ifadeleri kullandı: “Yerli turist bizim için son derece önemli.
Özellikle yüksek sezonda sektöre çok ciddi katkı sağlıyor” Türkiye’de tatil
yapmak isteyen vatandaşların erken rezervasyon fırsatlarından yararlanması, hem
tüketici hem de işletmeler açısından önemli.
Türkiye
iç pazardaki turistini kaybetmek istemiyor. Biz yerli turistimizi kaybetmek
değil, kazanmak istiyoruz. Vatandaşlarımızın yurt dışını keşfetmesini de
negatif bir gelişme olarak görmüyorum. Farklı destinasyonları görmeleri, farklı
hizmet anlayışlarını deneyimlemeleri ve geri döndüklerinde deneyimlerini
bizimle paylaşmaları sektörümüz açısından da değerli. Çünkü misafirlerin geri
bildirimleriyle kendimizi geliştiriyoruz”
Yabancı turiste
ucuz, yerli turiste pahalı algısı doğru değil
Turizm
sektöründe zaman zaman gündeme gelen “yabancı turiste daha uygun, yerli turiste
daha yüksek fiyat” algısının doğru değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatan
Girgin, fiyat farklılıklarının çoğu zaman rezervasyon zamanlamasından
kaynaklandığını söyledi.
Özellikle
pandemi sonrasında son dakika rezervasyonlarının öneminin arttığını ifade eden
Yiğit Girgin, yabancı turistlerin bir sonraki sezon için aylar öncesinden
rezervasyon yaparak işletmelere erken dönemde nakit akışı sağladığını, bunun da
fiyat avantajı oluşturduğunu kaydetti.
Girgin,
“Yabancı turist 2027 sezonunda konaklayacağı odayı 2026 yılının Eylül veya Ekim
ayında satın alıp ödemesini yapabiliyor. Bu işletme açısından önemli bir nakit
akışı yaratıyor ve erken rezervasyon avantajı sağlıyor. Yerli turistimiz ise
çoğu zaman bu kadar uzun vadeli planlama yapamıyor ve son dakika rezervasyonuna
kalabiliyor. Eğer erken rezervasyon döneminde tesisin doluluk oranı yüksekse,
son dakika kalan odaların fiyatı doğal olarak daha yüksek olabiliyor” dedi.
Bu
nedenle “yabancıya ucuz, yerliye pahalı” şeklindeki değerlendirmenin doğru
olmadığını savunan Yiğit Girgin, tüketicilerin erken rezervasyon dönemlerini
daha fazla değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Turizmde hedefimiz
daha yüksek değer yaratmak olmalı
Türkiye
turizminin önümüzdeki dönemde yalnızca turist sayısına değil, kişi başı
harcamaya, hizmet kalitesine, sürdürülebilir kârlılığa ve yatırım kapasitesine
odaklanması gerektiğini vurgulayan Girgin, sektörün temel hedefinin fiyatı
yükseltmekten çok yaratılan değeri artırmak olması gerektiğini söyledi.
Yiğit Girgin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz turizmciler olarak elbette verdiğimiz hizmeti daha iyi fiyatlarla satmak ve ülkemize daha yüksek gelir kazandırmak istiyoruz. Ancak bunun sürdürülebilir olması için fiyat, hizmet kalitesi ve maliyet arasında sağlıklı bir denge kurmamız gerekiyor. Türkiye’nin turizmdeki gücü, kaliteli hizmeti ve güçlü insan kaynağıdır. Bu avantajımızı ekonomik dengelerle birlikte koruyabilirsek, önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir turizm yapısı oluşturabiliriz”