Haber Tarihi
Jun 12,2026 16:13
Vaillant, Yeni Isı Pompası aroTHERM pro’yu “Isı Pompasında Yeni Seviye” Yaklaşımı ile Pazara Sundu
“Vaillant Group Türkiye, sürdürülebilirlik vizyonunun en yeni halkası olan monoblok ısı pompası aroTHERM pro’yu “Isı Pompasında Yeni Seviye” yaklaşımı ile pazara sundu. Sektörde benzersiz Esnek Alan Fonksiyonu (FSF) teknolojisi 70 derece tesisat çıkış suyu sıcaklığı, ultra sessizlik özelliği ve çevre dostu R290 doğal soğutucu gazı ve yüksek verimiyle öne çıkan cihaz; binaların yeşil dönüşümünde önemli rol üstleniyor.”
Şofben ve kombinin mucidi olarak 150 yılı aşkın köklü tecrübesiyle
iklimlendirme sektörüne değer katan Vaillant, sürdürülebilirlik odaklı
teknoloji vizyonunun en yeni halkası olan yeni monoblok ısı pompası aroTHERM
pro’nun Türkiye lansmanını, Dünya lansmanı ile eş zamanlı olarak
gerçekleştirdi. Vaillant Group Türkiye CEO’su Alper Avdel’in ev sahipliğinde
düzenlenen özel buluşmada; markanın çevreci üretim süreçleri, dijitalleşme
stratejileri ve enerji dönüşümündeki güncel gelişmeler paylaşıldı. Toplantıda
öne çıkan vizyon kapsamında, iklimlendirme dünyasındaki yeşil dönüşümün yeni
simgesi olan aroTHERM pro detaylı bir şekilde tanıtıldı.
Geleceğin iklimlendirme çözümü olarak konumlandırılan yeni aroTHERM pro,
üstün performansı çevre dostu yapıyla birleştiriyor. Vaillant’ın sektörde
benzersiz güvenlik konsepti olan yeni Esnek Alan Fonksiyonu (FSF) teknolojisi
sayesinde, R290 gazlı ısı pompaları için standart teşkil eden dış ünite
çevresindeki koruma alanlarını ciddi oranda azaltan cihaz, benzersiz bir montaj
esnekliği sunuyor. Yerden tasarruf sağlayan oldukça kompakt tasarımıyla yüksek
kapasiteli modellerde dahi tek fanlı yapıyı koruyan aroTHERM pro, pencere altı
gibi dar alanlara bile rahatlıkla konumlandırılabiliyor. C4 seviye korozyon
dayanımı sayesinde kıyı şeritlerindeki zorlu dış ortam koşullarında da uzun
ömürlü ve estetik bir kullanım sağlayan ürün, Vaillant güvencesi altında 300’den
fazla zorlu kalite testinden geçerek tüketicilerle buluşuyor.
Vaillant Group Türkiye CEO’su Alper Avdel, konuyla ilgili şu
değerlendirmede bulundu:
“Vaillant Group olarak küresel ölçekte tüm üretim ve operasyon
stratejilerimizi, sürdürülebilirlik ve verimlilik ilkeleri üzerine inşa
ediyoruz. 2011 yılında hayata geçirdiğimiz SEEDS projemizle 2050 yılına kadar
net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı amaçlıyoruz. Bu vizyonun en güncel örneği
olan aroTHERM pro, propan bazlı R290 doğal soğutucu akışkanı ve 0,02 gibi
oldukça düşük Küresel Isınma Potansiyeli (GWP) değeriyle karbon ayak izini
minimum seviyeye indiriyor. Avrupa pazarında son 5 yılda dört kat büyüyen ısı
pompaları, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda da kilit
bir teknoloji konumunda. Isı pompası pazarının büyüklüğü Türkiye’de 50 bin adet
iken 2025 sonu verilerine göre ilk üçte sırasıyla Almanya, Fransa ve
Hollanda’nın yer aldığı Avrupa’da 1,25 milyon adet düzeyinde. Biz de bu
dönüşümde önemli bir rol üstlenerek, yenilikçi çözümlerimizle ısı pompası
kategorisindeki pazar hacmimizi büyütmeyi hedefliyoruz. 2025 yılındaki
sürdürülebilir büyüme ve dijitalleşme ivmemizi, 2026 yılında aroTHERM pro ile
pekiştiriyoruz. Müşterilerimize yalnızca yüksek verimli bir ürün değil,
bütüncül bir yaşam konforu sunuyoruz ve sunmaya devam edeceğiz.”
Mevcut Binaların Modernizasyonunda Esnek ve Akıllı Çözüm
Yeni projelerin yanı sıra mevcut binaların modernizasyonu için de mükemmel
bir alternatif sunan aroTHERM pro, 70 °C'ye varan tesisat çıkış suyu sıcaklığı
sayesinde mevcut radyatör sistemleri değiştirilmeden fosil yakıtlardan temiz
enerjiye geçiş imkânı tanıyor. Cihaz, -25°C’lik dondurucu soğuklardan +46°C’ye
kadar uzanan en zorlu dış hava sıcaklıklarında dahi yüksek verimliliğinden ödün
vermiyor.
Beş metre mesafede sadece 27 dB(A) ses basıncı üreterek adeta bir kütüphane
sessizliğinde konfor sağlayan aroTHERM pro, myVAILLANT smart mobil uygulaması
ve akıllı kontrol sistemleri üzerinden de kolayca yönetilebiliyor. Kullanıcılar
enerji tüketimlerini anlık olarak takip edebilirken, "Akıllı Servis
Sözleşmesi" kapsamında cihazdaki olası arızalar henüz fark edilmeden
uzaktan tespit edilip proaktif müdahale sağlanabiliyor. Sorun uzaktan
çözülemediği durumlarda ise 24 saat içinde yetkili servis yönlendirilerek hızlı
hizmet sunuluyor.