Haber Tarihi
Jun 10,2026 16:14
Hububat sektörü ihracatı 5 ayda 4,8 milyar dolar
“Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; ayçiçek yağı, çikolata ve kakaolu ürünler, makarna, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü yılın ilk beş ayında 4,8 milyar dolarlık ihracat yaptı. Miktar bazında ihracat geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 15,5 gerilemiş olsa da ihracat birim fiyatlarında dolar bazında yaşanan yüzde 9,9’luk yükselişin etkisiyle, değer bazındaki düşüş yüzde 7,1 seviyesinde kaldı. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 16,8 artışla 551,3 milyon dolara yükseldiği ayçiçek yağı, sektörde ilk sırada yer alırken; yüzde 20,2 düşüşle 419,5 milyon dolar olarak kayıtlara geçen çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer aldı. Makarna ile tatlı bisküvi ve gofretler, ihracatı bu dönemde 400 milyon dolara ulaşan diğer ürün grupları oldu.”
560,2 milyon dolar ihracat yapılan Irak’taki yüzde 28’lik düşüşün de etkisiyle Orta Doğu pazarında yüzde 13,8’lik düşüş kaydedildi. Beş aylık süreçte geçtiğimiz yıla göre yüzde 34,6 artışla 147,1 milyon dolar ihracat yapılan İran, Türkiye’nin toplam hububat sektörü ihracatında ilk 6 ülke içerisinde yer aldı.
“Dünyada hem fiyatlar hem de maliyetler hareketli”
Mayıs ayında takvim etkisinden kaynaklanan 6 eksik iş günü aylık ihracat
performansını sınırlasa da gıda sanayiinin küresel rekabet gücü ve pazar
esnekliğiyle stratejik cazibesini koruduğuna dikkat çeken TİM Hububat,
Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı
şunları söyledi:
“Jeopolitik risklerin bölgesel ticaret üzerindeki etkisinin arttığı bu
dönemde sektörel ihracatımızda yaşanan daralmayı, küresel emtia piyasalarındaki
dalgalanmanın bir yansıması olarak okumak gerekiyor. Nitekim Birleşmiş
Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerinin de net şekilde ortaya koyduğu
üzere, küresel gıda endekslerinde unlu mamuller, makarna ve şekerleme gibi ana
ihraç kalemlerimizin temel girdisi olan tahıl ve şeker fiyatları yukarı yönlü
grafik çizerken, bitkisel yağlar gibi diğer alanlarda düşüşler yaşanıyor. Dünya
emtia piyasalarındaki zıt yönlü fiyat hareketleri, jeopolitik gerilimlerin
enerji ve lojistik üzerinde yarattığı ek maliyetlerle birleştiğinde,
ihracatçıların uluslararası pazarda rekabetçi fiyat tutturması ve kârlılık
dengesini kurması zorlaştı. Dolayısıyla hacim bazındaki dönemsel gerileme, gıda
sanayimizin pazar gücünü kaybetmesinden değil; küresel belirsizlik ve maliyet
baskısından kaynaklandı. Hammaddeye erişim kanallarımızı açık tutarak ve
dinamik lojistik altyapımızı bir kalkan gibi kullanarak, bu süreci soğukkanlı
bir şekilde yönetmeye çalışıyoruz.”
“Güçlü merkez konumumuzu tahkim etmeye devam edeceğiz”
Küresel ölçekte yaşanan yoğun maliyet ve hacim baskısına karşı sektörün en
büyük güvencesinin, bu yıl tarımsal üretimde yaşanan tarihi üretim verileri
olduğunu belirten Uysallı şunları söyledi:
“TÜİK’in tahminlerinde buğdayda yüzde 26,7’lik, kırmızı mercimekte yüzde
54,1’lik ve ayçiçeğinde yüzde 16,2’lik yükselişe işaret eden rekor rekolte
öngörüleri un, makarna, bitkisel yağ ve bakliyat sanayimiz için hayati bir
hammadde arzı oluşturacaktır. Hasat döneminin çok dar bir takvime sıkışmasının
yaratabileceği olası arz-talep dengesizliklerine karşı, Toprak Mahsulleri
Ofisimizin depo ve finansman imkanlarını organize ederek proaktif bir alım
hazırlığı yürütmesi, iç piyasa istikrarı açısından sanayicimize büyük bir güven
vermektedir. Bolluğu yönetmenin getirdiği operasyonel süreçleri kamu-özel
sektör eş güdümüyle aşarak, yüksek standartlardaki işlenmiş gıda ürünlerimizle
dünya ticaretindeki güçlü merkez konumumuzu tahkim etmeye devam edeceğiz.”