Haber Tarihi
May 19,2026 15:18
İhracatçılara Kurumlar Vergisi’nden fazlası lazım
“5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan Kanun teklifinde, imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçı kurumların, ihracatından elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranının %9'a indirilmesi, maliyet rekabeti açısından ihracatçılara katkı sağlayacak olsa dahi bunun yeterli olmayacağını ve çok daha fazla iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu dile getiren DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar sözlerini şöyle sürdürdü;”
Kur
etkisini ortadan kaldırmaya yetmez
“Küresel
rekabette bu düzenleme elbette ihracatçılara fayda sağlayacaktır. Ancak
yalnızca Kurumlar Vergisi ile sağlanan bu iyileşme, bugün ihracatçılarımızın
içinde olduğu sıkıntıdan kurtulmaları için yeterli değil. Doğrudan maliyet
unsuru olan ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK gibi kalemlerde de çok
ciddi iyileşmeler sağlanması zaruri. Kurumlar vergisi firmalar kâr elde
edebildikleri sürece önemli ama unutmamak gerekir ki, işletmlerin evvela kâr
elde edebilir hale gelmesini sağlamak gerekiyor. Kur etkisi ihracatçılar için
halen önemli bir unsur oluşturmaya devam ediyor. Yüksek işçilik giderleri ile
bilhassa emek yoğun sektörlerde rekabet, halen kurun etkisi alında ve gün
geçtikçe de etkisi yükseliyor. Türk şirketlerinin üretimi farklı ülkelere taşımasına
yönelik konuları tartışırken, Autoliv gibi ülkemizde yüksek istihdam sağlayan
bazı yabancı sermayeli firmaların da çıkma kararı daha fazla endişe
uyandırıyor. Otomotiv sektörü gibi yüksek katma değerli sektörlerde dahi bunun
oluyor olması, ihracatçıların yaşadıkları rekabet sıkıntısını ortaya koymak
için yeterli olsa gerek. Dolayısı ile maliyetlerin düşürülmesi yönünde kurumlar
vergisi iyileştirmelerinden çok daha fazlasının olması gerektiğinin artık
farkına varılması gerek.”
Transit
ticarette sağlanan sıfır vergi imkânının önemli bir gelişme olduğunu ancak
sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Çınar, sözlerine şöyle devam etti:
Transit
ticarette sağlanan avantaj da yeterli değil
“ Transit
ticarete yönelik getirilecek olan %95’lik, İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik
uygulanacak olan %100’lük kurumlar vergisi istisna oranları elbette gayet
pozitif bir gelişme ve bilhassa yabancı yatırımcıların ilgisini arttıracaktır.
Ancak bu kararın yalnızca transit ticaret kapsamında yurt dışından satın alınan
malların yurt içine sokulmadan bir başka ülkeye satışları ile sınırlı
tutulmaması daha doğru olurdu. Türkiye üzerinden geçirilecek olan transit
ticaret işlemlerini de bu kapsama almak ve Türkiye üzerinden işlemlerin
yürütülmesi, lojistik sektörüne ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır.
Üretici
olmayan ihracatçılar ile ihracata hizmet veren tüm işletmeler bu kapsamda yer
almalı
Konuya
ilişkin olarak açıklamalarını sürdüren Dr.Hakan Çınar son olarak: “Kurumlar
vergirisi avantajını yalnızca üretim yapan firmalarla sınırlı tutmamak
gerekiyor. Aracı ihracatçılar ile hizmet sektöründe yer alan lojistik ve gümrük
müşavirliği hizmeti veren firmaların da bu kapsama alınması, topyekün bir
ihracat hamlesine dönüşür ve maliyet avantajları sağlar. Örneğin ben de gümrük
müşaviriyim ve sadece dış ticaretçilere hizmet veriyorum, ihracatçıdan farklı
değerlendirilmemem gerekiyor. Umuyorum Kanun yapıcılar bu hususları da göz
önünde bulundururlar.” diyerek sözlerini noktaladı.