Haber Tarihi
May 01,2026 14:05
SENDİKAL HAKLARI KISITLAYAN ÜLKELERİN SAYISINDA 9 YILDA CİDDİ ARTIŞ
“Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı çalışma, son on yılda sendikal hak ihlallerinin küresel ölçekte arttığını ortaya koyarken, baskı yöntemlerinin de doğrudan müdahaleden kurumsal mekanizmalara doğru evrildiğine işaret etti.”
Ankara merkezli düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü, 1 Mayıs Emek
ve Dayanışma Günü’ne binaen bir grafik yayımladı. Uluslararası Sendikalar
Konfederasyonu (ITUC) verilerine dayandırdığı “21. Yüzyılda İşçi Haklarının
Küresel Görünümü” başlıklı çalışmasında Enstitü, 2016–2025 döneminde işçi
haklarına yönelik ihlallerin küresel seyrini ortaya koydu.
Verilere göre, işçilerin sendika kurma ya da sendikaya katılma hakkını
kısıtlayan ülkelerin sayısı 2016 yılında 82 iken, 2025’te 113’e yükseldi. Bu
artış, sendikal haklar alanında küresel ölçekte belirgin bir gerilemeye işaret
ediyor.
İşçi haklarının seyri yeniden tartışılıyor
Sanayi Devrimi’nden bu yana işçi haklarının genişlediği yönündeki yaygın
kabul, 21. yüzyıldaki gelişmelerle birlikte yeniden değerlendirilmek durumunda
kalıyor. Özellikle yapay zekânın işgücü yapısını dönüştürmesi ve mavi yaka
işlerin daha yaygın hale gelebileceği öngörüsü, işçi haklarına ilişkin güncel
gelişmeleri daha kritik hale getirdi. Enstitünün çalışması ise, yalnızca
sendikasızlaştırmada değil, toplu pazarlık ve grev hakkı ihlallerinde de
belirgin artışlar yaşandığını ortaya koydu. Buna karşılık, işçilerin fiziksel
şiddete maruz kaldığı ülke sayısı gibi bazı sınırlı alanlarda görece olumlu
gelişmelerin bulunduğu ifade edildi.
Baskı araçlarının niteliği değişiyor
Veriler, ihlallerin niteliğinde de bir dönüşüme işaret ediyor. Doğrudan
fiziksel müdahaleler yerine, ülkelerin daha çok kurumsal ve hukuki görünümlü
mekanizmalar üzerinden baskı uyguladığı görülüyor.
Bölgesel farklar dikkat çekiyor
Grafik kapsamındaki değerlendirmeler, Kuzey Avrupa ülkeleri başta olmak
üzere erken sanayileşmiş toplumların görece daha yüksek standartlara sahip
olduğunu ortaya koyuyor. Buna karşılık Afrika ve Latin Amerika’daki birçok ülke
ise bu standartların gerisinde kalıyor.
Emek-sermaye dengesi yeniden şekillenirken…
Çalışmanın sonuç bölümünde, sendikal hak ihlallerinin birçok ülkede
yaygınlaştığı ve bu durumun emek-sermaye ilişkilerindeki dönüşümle yakından
bağlantılı olduğu vurgulanıyor. Küreselleşmenin derinleştiği bir ortamda, sınır
ötesi yatırım yapan şirketlerin kâr maksimizasyonu süreçlerinde işçi haklarını
da hesaba kattığı ve bunun çok boyutlu etkiler doğurabileceği ifade ediliyor.