Haber Tarihi
Apr 30,2026 12:10
Baharın rafine buluşma noktası: Bloom in Cappadocia
“Avantgarde Refined Kapadokya'nın 1. yıl dönümüyle taçlanan 'Bloom in Cappadocia', 15-19 Mayıs tarihlerinde Ürgüp'te sanatseverleri, gastronomi tutkunlarını ve iyi yaşam meraklılarını bir araya getiriyor. Michelin seçkisindeki lezzetlerden vadi içinde büyüleyici bir Candela konserine uzanan zengin içeriğiyle etkinlik, Kapadokya'yı bu bahar farklı bir deneyime sahne yapıyor.”
Türkiye’de ilkbaharın en güzel yaşandığı coğrafyalardan biri olan Kapadokya,
rengârenk bir festivale hazırlanıyor. Kapadokya’nın uluslararası "iyi
yaşam" vizyonuyla kurulan Bloom in Cappadocia, bölgenin bu ihtiyaca
yönelik potansiyelini bir üst seviyeye taşıma amacıyla hayata geçirildi.
Avantgarde Refined Kapadokya ev sahipliğinde bu yıl ilk kez düzenlenen
festival; doğanın, lezzetin ve sanatın iç içe geçtiği benzersiz bir buluşma
vadediyor.
Bahar Kapadokya’da başka güzel!
Kapadokya’nın binlerce yıllık tarihsel dokusunu, çağdaş lüks anlayışı ve
sanatsal bir perspektifle yeniden yorumlayan Avantgarde Refined Kapadokya,
kapılarını açtığı günden bu yana bölgenin ruhuna dokunmaya devam ediyor.
Ürgüp’teki birinci yılını baharın ilk uyanışıyla mühürleyen otel, bu kez kadim
dokuyu çağdaş bir sessizlikle harmanlıyor. Doğanın yeniden canlandığı 15–19
Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek olan festival ise bu rafine atmosferi,
bölgenin kültürel çekim merkezi haline getiriyor.
Festivalin Ruhu: The Serenity Collective
Serenity Garden’ın kalbinde hayat bulan The Serenity Collective, bu
yıl festivalin yaratıcı enerjisini altı özel kulübede bir araya getiriyor.
Tasarımcılar, zanaatkarlar ve butik gastronomi markalarından oluşan bu yaşayan
"tasarım köyü", Ace Culinary lezzetlerinden yerel üreticilerin özgün
seçkilerine kadar geniş bir yelpaze sunuyor. Fiona’s Lavender, Hiç Urla,
Novavera, Pocco Matcha, Moët ve Şekerci Cafer Erol gibi markaların eşlik
edeceği bu özel kürasyonda; Feeling Good Inside 16-17 Mayıs’ta seramik
workshopları ve limon temalı koleksiyonuyla, Ace Patisserie ise
festivale özel "beş çayı" konseptiyle misafirleri rafine bir keşfe
davet ediyor.
Festival boyunca,The Avantgarde Valley ve Courtyard gibi farklı noktalarda
da seramik ve yoga-ses atölyeleri, gastronomi tadımları, çocuklara özel
etkinlikler ve iyi yaşam odaklı buluşmalar yer alacak. Gün boyu devam eden DJ
performansları ve saksafon eşliğinde canlı müzik festival atmosferini
renklendirirken; The Refinery Club House’ta gerçekleşecek "happy
hour" buluşmaları ve kokteyl workshopları sosyal deneyimi
zenginleştirecek.
Michelin Seçkisiyle Gastronomi Şöleni Kapadokya’da
Bloom in Cappadocia, gastronomi tarafında oldukça güçlü bir seçki sunuyor.
İstanbul’un sevilen hamburger markalarından Zmash, 16-17 Mayıs
tarihlerinde Courtyard alanındaki pop-up deneyimiyle lezzet dolu anlara eşlik
edecek. 18 Mayıs akşamı ise gastronomi şöleni zirveye taşınıyor: Türkiye’nin
coğrafi işaretli lezzetlerini modern bir yorumla sunan 2026 Michelin
Rehberi’nde "Bib Gourmand" ödülüne layık görülen Beynel Bitez,
festivale özel hazırladığı menüsüyle unutulmaz bir akşam yemeğine ev sahipliği
yapacak.
Vadi İçinde Candela ile Mum Işığında Büyülü Bir Gece
Festivalin en merakla beklenen ve programın merkezine konumlanan Candela
konseri, 17 Mayıs akşamı The Avantgarde Valley’de gerçekleşecek.
Candela’nın imza attığı yüzlerce mum ışığı eşliğinde düzenlenecek bu büyüleyici
performans, Kapadokya’nın mistik havasınınotalarla buluşturacak. Katılımcılar,
vadi derinliklerinde, zamanın durduğu hissini veren bir atmosferde müzikle baş
başa kalacak.
İlham Veren Buluşmalar
Programın bir diğer önemli başlığı ise ebeveynlere yönelik: Eğitim bilimci Doç.
Dr. Özgür Bolat, 15 Mayıs’ta "Mutlu ve Başarılı bir Çocuk Nasıl
Yetiştirilir" kitabı üzerine bölgedeki ebeveynlerle özel bir sohbet
gerçekleştirecek.
İki Festival Bir Arada
Bloom in Cappadocia, Kapadokya Üniversitesi tarafından 15–16 Mayıs
tarihlerinde düzenlenen Gastronomi Festivali ile eş zamanlı olarak
gerçekleşecek. İki etkinliğin yarattığı sinerji, bölgeye gelen ziyaretçilerin
deneyimini zenginleştirirken; Kapadokya’yı gastronomi ve kültür odağında bir
çekim merkezine dönüştürecek.