Haber Tarihi
Apr 17,2026 15:02
ÇOCUKLARDA ARTAN ŞİDDET ALARMI: PEDİATRİ KONGRESİ’NDEN ACİL ÇAĞRI
“61. Türk Pediatri Kongresi’nde konuşan uzmanlar, okullarda yaşanan kanlı saldırıların ardından şiddetin kökenine inilmesi gerektiğini vurguladı. ‘Ekranlardan yayılan şiddet’e dikkat çeken bilim insanları, RTÜK, yasa koyucular ve ailelere kritik sorumluluklar yükledi.”
Eğitim kurumlarında çocuklar tarafından gerçekleştirilen kanlı saldırılar,
bu yıl 61.si düzenlenen Türk
Pediatri Kongresine damgasını vurdu. Türk Pediatri Kurumu tarafından “Umudun
adı: Çocuk” çağrısı ile düzenlenen kongreye katılan uzmanlar, şiddetten uzak
bir dünya için okulların daha güvenli hale getirilmesini talep etti. Pediatri
uzmanı bilim insanları “Ekranlardan boca edilen şiddet” için RTÜK’ü ve sosyal
medyaya erişim kısıtlaması getirilmesi için yasa koyucuları ve çocuklarını
kurtarıcı gibi gördükleri dijital ortamlara yönlendirmemesi için başta anneler
olmak üzere aile bireylerini göreve çağırdılar.
Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Kongre
Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ’ın ev sahipliğinde gerçekleşen
kongreye, yaklaşık 2200 pediatri doktoru katılım gösterdi.
Dijital çağın getirdiği yeni tanımlanan çocuk hastalıkları, artan anemi,
obezite ve yetersiz beslenme olguları, hekime danışılmadan kullanılan bilinçsiz
takviyelerin yol açabileceği sorunlar ve özel durumlarda aşılama konularının
tartışılacağı 61. Türk Pediatri Kongresi, Kahramanmaraş ve Siverek’te yaşanan
acı saldırı haberlerinin gölgesinde başladı.
Kongrenin başlaması nedeniyle Antalya’da düzenlenen basın toplantısında
konuşan Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, yaşanan
olayların yalnızca bireysel değil, toplumsal bir kırılmaya işaret ettiğini
belirterek, “Bu saldırılar masum çocukları hayattan koparmanın ötesinde,
toplumun geleceğine zarar veriyor. Şiddetin kökenini bilimsel olarak analiz
etmek zorundayız” dedi.
Çocuklar elde silahla değil kitapla dolaşmalı
“Hepimizin acısı ortak, yüreğimiz yandı” diyen Prof. Dr. Kasapçopur konuyla
ilgili değerlendirmesini şu sözlerle özetledi: “Gerçekten denetimsiz ortaya
çıkan silahlanmanın durdurulmasını istiyoruz. Çocuklar elde silahla değil
kitapla, sanatla dolaşmalılar. Bu tip mafyatik olayların özendirilmesi şiddeti
körüklüyor. Burada RTÜK’ü göreve davet ediyoruz. Mafyanın kutsandığı dizilerin
gözden geçirilmesi, bunların yaşamın dışına çıkarılması gerekiyor. Sadece
fiziksel değil sözel şiddetten mutlaka kaçınarak yaşam sürdürmek istiyoruz.
Dijitalleşen dünyada özellikle dijital oyunların çocuklara sadece şiddet
aşıladığını görmekteyiz. Onlar can aldıkça oyun kazanıyorlar, bu tip oyunlarla
ilgili sorunlar aslında evrensel. Bundan korunulması gerekiyor. Türk Pediatri
Kurumu olarak iyi bir geleceğin kurulabilmesi için siber zorbalığın mutlaka
önlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çocuklara karşı işlenen suçların hiçbir affı
olmamalı, gerçek cezalarla birlikte caydırıcılık artırılmalı. Yoksa hepimizi
daha kötü senaryolar bekliyor.”
Çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof. Dr Burak
Doğangün de bir soruya verdiği yanıtta şiddet içerikli dijital
oyunların çocukları gerçeklikten uzaklaştırarak tehlikeli davranışlara
yönlendirebildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Doğangün “İçimiz acıyor, hepimiz
şoktayız. Yetişkinler olarak çocuk masumiyetiyle örtüşmeyen eylemler
gördüğümüzde değer yargılarımız sarsılıyor” dedi. Bu tür katliamların Avrupa’da
ilk olarak 2000’li yılların başında görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Doğangün,
saldırganın evinde yapılan aramada insanları öldürerek oynanan bir oyun
oynadığının tespit edildiğini belirtti. Prof. Dr. Doğangün sözlerini şöyle
sürdürdü:
“Hepimiz suçluyuz hepimiz risk altındayız”
“Oyunlar aslında onarıcı ve geliştiricidir ama hayal gücünü geliştiren
oyunlar. Bahsi geçenler ise game. Game’de kişi oyuncu olduğunu sanıyor ama asıl
oyuncu oyunu programlayanlar. Toplumsal anlamda değerlerin erimesi gibi bir
durumla karşı karşıyayız. Çocuklar sorunlarla nasıl başa çıkacağını çevresinden
öğrenir. Değerlerin eridiği bir toplumda/dönemde çocuklar yaşamanın ve
yaşatmanın manasının olmadığını düşünüyor. Bu game’lerde eylemin sonunda
öleceklerini biliyorlar, bu bir intihar saldırısı. Ölüme giderken öldürerek
gitme davranışını benimsiyorlar. Bu konunda uzun vadede yapılacaklar var.
Hepimiz suçluyuz ve hepimiz risk altındayız. Kimse bu benim çocuğum için
geçerli değil demesin, böyle düşünmek tamamen inkardır.”
Prof. Dr. Haluk Çokuğraş da sorunun şiddetin artık
olağanlaşması ile ilgili olduğuna dikkat çekti.
“Biz de çocukken kovboyculuk oynardık ama kimse böyle bir süreci
yaşamamıştı. Şimdi farklı olan ekranlarda şiddet üzerimize adeta boca oldu.
Dünya başka bir yere evrildi. Çocukların sürekli öldürüldüğü bir süreç
yaşıyoruz. Bunları çocuklar da görüyorlar. Maalesef bu topraklar şiddetin her
zaman var olduğu topraklardı. Ama günümüzde hakikaten şiddeti yaşıyoruz.
Ekranlarda şiddet sahneleri azaltılmalı, oyunlar kısıtlanmalı, sosyal medyaya
erişimi kısıtlayan düzenleme hayata geçirilmeli.”
Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş da şiddeti kadınların
durduracağını söyledi. Prof. Dr. Çokuğraş “Annelerin çocuklarla ilişkilerini
gözden geçirmesi gerek. Çocuklar vakit geçirsin diye kurtarıcı olarak ellerinde
telefon-tablet verilmemeli. Anneler her an her gün kendi çocuğunun da başına
gelebileceğini fark ederek yaşarsa bu durumdan kurtulabiliriz. İşi
kadınların-annelerin eğitimi ile çözebiliriz” önerisinde bulundu.
Prof. Dr. Burak Doğangün evlerde deterjan alımına bile
çocukların karar verdiğine dikkati çekerek “Her sınır özgürlüğü kısıtlamak
anlamına gelmez. Anne babanın koruyucu rolü vardır. Çocuklar gelişirken bu
sınırlara ihtiyaç duyar. Play-yani hayal gücünü geliştirecek oyunlara zaman
bulması önemli faktör. Ama insan öldürmeye yönelten game’e maruz kalması farklı
bir şey.” uyarısında bulundu.
Kongreye katılan Prof. Dr. Kenat Barut da çocuk
sağlığı uzmanlığına ilginin azaldığını belirttiği konuşmasında “Bu ilgiyi
yeniden canlandırmanın yolunu bulmalıyız çünkü biz aynı zamanda aileyi
eğitiyoruz. Dijital yaşamın zararlarını önlemeye yönelik olarak 15 yaş altına
sosyal medya kısıtlaması gelecek ama kısıtlama önce aileden başlar, eğitimi
veren ailedir” dedi.
“Vitamin zehirlenmeleri görüyoruz”
Çocuk metabolizma hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım ise çocuklarda
beslenmeden kaynaklanan sorunlara ilişkin bir soruya verdiği yanıtta vitamin ve
gıda takviyelerinin bilinçsizce kullanımına dikkat çekti. Prof. Dr. Kıykım:
“Vitamin ve gıda takviyesini özendiren yorumlar var, kullanımı çok artı. Biz
vitamin zehirlenmeleri görüyoruz. Özellikle ABD’de ilaca bağlı karaciğer
yetersizliklerinde 10 kata varan artış var. Temel sebebi gıda takviyelerinin
bilinçsiz kullanımı. Ayrıca merdiven altı ürünler var, üretimi hiçbir
denetimden geçmemiş, sadece etiketlenerek piyasaya sürülen bu tür ürünler ciddi
sağlık sorunlarına neden oluyor” diye konuştu.
Solo Event tarafından Antalya’da organize edilen kongrede pediatri
alanındaki güncel gelişmeler ile yeni tedavi yaklaşımları tartışılacak.
Geleceğin umudu olan çocuk sağlığını yakından ilgilendiren pek çok kritik
konunun bilimsel oturumlarla gündeme taşınacağı kongre, 21 Nisan tarihine kadar
devam edecek.