Haber Tarihi
Apr 13,2026 12:35
Yaşlanan Nüfus ve Obezite Hastalığı Bel Ağrısını Tetikliyor
“Sağlık ve yaşam koşullarınıniyileşmesi nedeniyle artan yaşlı nüfusun yanı sıra obeziteoranlarının da yükseldiği günümüzde eklem ve bel ağrılarınabağlı şikayetler de artıyor.”
Özel Sağlık Hastanesi Fizik tedavi ve
Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Arman Öztürk, uzayan ortalama yaşam süresi,
hareketsizlik ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının bel hastalıklarına
davetiye çıkardığını söyledi.
Omurganın vücudun temel taşıyıcısı olduğunu ve
artan yaşla birlikte kas - iskelet yapısının bozulmaya başladığını belirten Uzm.
Dr. Arman Öztürk, her bel ağrısının fıtık nedeniyle olmadığını bu konuda
uzman hekimin doğru tedaviyi uygulaması gerektiğini söyledi.
TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALI
Bel ağrısı tedavisinin kişiye özel planlanması
gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Öztürk, “Bel ağrısı uzun süredir var olan ve
tıp insanlarının da üzerinde durduğu önemli konulardan biri.
Eğer hastada bel ağrısı ve hafif kalça ağrısı
varsa, ağrı bacağa ve dizin altına doğru yayılmıyorsa, kuvvet kaybı ve ciddi
uyuşma yoksa ya da idrar, büyük abdest tutamama gibi belirtiler yoksa bel fıtığı
olma ihtimali de düşük oluyor. Bu belirtilerin olmadığı bel ağrılarının neredeyse
yüzde 90'ı fıtık ilişkisiz olarak belirlenmiş. Hatta kişinin MR'ında fıtık çıksa
bile bu ağrının fıtık ilişkisiz olduğu gösterilmiş. Çünkü her fıtığın derecesi
aynı olmuyor, vücut zaman içinde kendisini onarabiliyor. Fıtık aslında omurga
yaşlanmasının doğal bir eşlikçisi olarak görülüyor” diye konuştu.
AŞIRI KİLO VE HAREKETSİZ YAŞAM RİSKİ ARTIRIYOR
Bel ağrısında muayene hasta hikayesi ve
şikayetlerinin yol gösterici olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Arman Öztürk,
“Hastanın MR sonucuna göre fıtık olmadığına karar verdiğimizde eğer aşırı kilo
varsa hastanın kilo vermesi için yönlendiriyoruz. Verilen her kilo bel
üzerindeki baskınında azalmasını sağlıyor. Hastamızın günlük
yaşam aktivitelerini düzenliyoruz. Bunlar, araba kullanırken cüzdanı cebine bir
cebine koyup asimetrik oturuşlar yapmamak. Masa veya bilgisayar başında çok
çalışıyorsa kambur ya da kaykılarak oturuşlar yapmamak. Ağır sırt çantaları, ya
da tek kola takılana simetrik yükleri mümkün olduğunca hayatından
uzaklaştırmak. Doğru yük nasıl taşınır, nasıl kaldırılır? Bunların hepsini
anlatıyoruz. Sonrasında ilaç tedavisine başlıyoruz. İlaçla da geçmiyorsa, ultrasonla
ya da Skopi dediğimiz cihazla bakarak ilgili kasa, bağa veya ekleme nokta atışı,
enjeksiyon tedavisi yapıyoruz. Fizik tedavi uygulamaları da
beraberinde yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
UZMAN HEKİME DANIŞIN
Cerrahi müdahalenin en son çare olarak uygulandığını dile getiren Uzm. Dr. Arman Öztürk, şöyle devam etti: “ Eğer hastanın bacağında kuvvet kaybı ve ciddi uyuşma varsa ya da idrar, büyük abdest tutamama gibi belirtiler bulunuyorsa hızlıca cerrahi müdahaleye yönlendiriyoruz. Tabi bel ağrısı için önerdiğimiz günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi ve obeziteden uzak durulması gibi konular burada da geçerli oluyor. Her hastanın durumu farklılık gösterdiği için tanı ve tedavinin de mutlaka uzman hekimler gözetiminde yürütülmesi büyük önem taşıyor”