Haber Tarihi
Feb 24,2026 13:06
Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor
“The Globby'nin Uluslararası Ticaret Merkezi verilerine dayalı 9 yıllık analizine göre Türkiye, AB'ye ihracatını 77,5 milyar dolardan 133,6 milyar dolara çıkardı; ancak dört büyük tedarikçi arasındaki pazar payı yüzde 9,1'de sabit kaldı. Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortağı Barış Yaşbala, bulguları değerlendirdi.”
The Globby Araştırma Ekibi, 2016-2024
döneminde Avrupa Birliği'nin Çin, ABD, Hindistan ve Türkiye ile
yürüttüğü ikili ticareti 97 ürün grubu bazında inceledi. Barış Yaşbala,
analizin genel tablosunu özetlerken AB'nin bu dört ülkeden yaklaşık 1,5
trilyon dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini belirterek,
pastanın büyüdüğünü ancak dilimlerin eşit büyümediğini ifade etti.
Yaşbala, analizin en çarpıcı bulgusunun otomotiv
sektöründe yaşandığını vurguladı. 2016'da Türkiye'nin bu dört
ülke arasında AB'ye en fazla otomotiv ihracatı yapan ülke konumunda olduğunu,
ancak Çin'in elektrikli araç devrimiyle bu tabloyu tamamen
değiştirdiğini aktardı. Çin'in otomotiv ihracatını 8 yılda beş katına çıkararak
liderliği devraldığını belirten Yaşbala, Türkiye'nin 29 milyar dolarlık
ihracatla hâlâ güçlü bir performans sergilediğini ancak elektrikli
araç dönüşümünü yakalamanın artık tercih değil zorunluluk
olduğunu söyledi.
Öte yandan Yaşbala, verilerin umut verici yeni
trendlere de işaret ettiğinin altını çizdi. Raylı sistem araçları, savunma
sanayii ve bitkisel yağlar gibi kalemlerde Türkiye'nin son 8
yılda çok yüksek büyüme oranları yakaladığını belirterek, ihracat yapısının
geleneksel tekstil-otomotiv ekseninden çok daha geniş bir portföye evrildiğini
ifade etti. Yaşbala, AB'nin COVID sonrasında benimsediği tedarik
zinciri yakınlaştırma stratejisinin Türkiye'nin coğrafi
konumunu daha da değerli kıldığını ve hız avantajı gerektiren sektörlerde,
özellikle hızlı moda, taze gıda ve sipariş bazlı üretimde Türk ihracatçıların
önünde önemli fırsatlar bulunduğunu vurguladı.
Yaşbala, tehditlere de dikkat çekerek AB'nin Sınırda
Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) Türk ihracatçılar için
yakın vadedeki en somut risk olduğunu belirtti. Demir-çelik, alüminyum,
çimento ve gübre gibi kalemlerin kapsama girdiğini hatırlatan Yaşbala,
Türkiye'nin bu sektörlerde önemli bir ihracatçı olduğunu ve karbon ayak
izi raporlamasının artık bir pazar erişimi koşulu haline
geldiğini aktardı. Hindistan'ın özellikle elektrik-elektronik ve kimyasal
sektörlerinde hızla yükseldiğini de ekleyen Yaşbala, Türk ihracatçıların veri odaklı
karar almayı, elektrikli araç ekosistemini hızlandırmayı ve yeşil dönüşüme
bugünden hazırlanmayı geciktirmemesi gerektiği
değerlendirmesinde bulundu.