Haber Tarihi
Jan 13,2026 15:22
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı
“Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farkı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde, karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi. ”
Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis
genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla
birlikte, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri,
sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.
Sanayi tesisleri, ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya
Avrupa Birliği’nin ‘Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ (SKDM), 1
Ocak itibarıyla tam olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte
demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi
alanlarda faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesisleri, karbon
bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali
yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı.
Sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor
SKDM’ye uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri, ürün
fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet gücünü zayıflatırken
alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden
oluyor. Bu tablo, sanayi tesisleri için doğrudan sipariş kaybı anlamına
geliyor.
Yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor
Öte yandan SKDM, sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir yatırım ve
modernizasyon baskısı da oluşturuyor. Firmalar enerji tüketimini azaltmaya,
verimsiz sistemleri yenilemeye ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmeye
zorlanıyor. Bu süreçte yalnızca üretim hatları değil; ısıtma sistemleri,
elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim kapsamına giriyor.
Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin verimsiz
ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği
yüksek çözümler artık kaçınılmaz hale geliyor.
Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, Sınırda Karbon
Düzenleme Mekanizması’nın sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini
beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
Doğrudan emisyonlar ve dolaylı emisyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor
“SKDM kapsamında denetimler, klasik tesis kontrollerinden ziyade veriye
dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. Avrupa Birliği,
AB’ye ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon
emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve bu verileri düzenli olarak
bildirmelerini talep ediyor. Bu kapsamda firmalar, her bir ürünün üretimi
sırasında ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses
kaynaklı emisyonlar) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden
kaynaklanan emisyonlar) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı,
kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas
alınıyor.
Sanayide GES yatırımları da hızla artıyor
Ayrıca üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve
hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama isteniyor. Bu
nedenle sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları da hızla artıyor.
Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor
Sanayide GES yatırımlarındaki hızlı büyüme, elektrifikasyon eğilimini
güçlendirirken elektrikli ısıtıcı pazarında da ciddi bir talep artışını
beraberinde getiriyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma
sistemlerinde daha etkin kullanılabilmesi, hem emisyon azaltımı hem de karbon
maliyetlerinin kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.
Yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor
Çukurova Isı olarak, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı
ürünümüz ile katkı sağlıyoruz. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisi
sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma
verimini yüzde 28 oranında artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul
teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla yüzde 40 daha
yüksek verim sağlıyor. Bu donanımsal özellikler sayesinde Goldsun Vega,
endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını
ve buna bağlı karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor” dedi.