Haber Tarihi
Jan 06,2026 18:11
Vertiv ve Caterpillar, Yapay Zeka Veri Merkezleri için Güç ve Soğutma Çözümlerini Genişletmek Üzere Enerji Optimizasyonu İş Birliğini Duyurdu
“Kritik dijital altyapı ve süreklilik çözümlerinin küresel sağlayıcısı Vertiv ve enerji sistemleri alanında küresel çapta önde gelen markalarda Caterpillar Inc., veri merkezleri için ileri seviye enerji optimizasyonu sunan çözümler geliştirmek üzere stratejik bir iş birliği başlattıklarını duyurdu. Bu kapsamda, Vertiv’in güç dağıtım ve soğutma çözümleri; Caterpillar ve iştiraki Solar Turbines’in enerji üretimi ve CCHP (Birleşik Soğutma, Isıtma ve Güç) konusundaki uzmanlığıyla birleştirilecek. Bu iş birliği sayesinde, veri merkezlerinin kurulum süreçlerini hızlandıran, daha kısa sürede devreye alınmasını sağlayan ve enerji performansını en üst düzeye çıkaran ön tasarımlı altyapı mimarileri hayata geçirilecek.”
Daha Hızlı Devreye Alma, Daha Yüksek Verim
Bu iş birliği, veri merkezlerinde güvenilir güç ve soğutma sağlayan yerinde
(on-site) enerji çözümlerine yönelik artan talebi doğrudan karşılamayı
hedefliyor. İki şirket, doğrulanmış arayüzlere ve performans testlerine sahip
tam entegre bir çözüm sunarak müşterilerin tasarım, kurulum ve devreye alma
süreçlerini önemli ölçüde hızlandırabilecek.
Caterpillar ve Solar Turbines; doğal gaz türbinleri ve pistonlu motorlar
gibi enerji üretim çözümleri sağlayarak, CCHP uygulamaları için güvenilir,
ölçeklenebilir elektrik üretimi ve ısıl enerji desteği sunacak.
Vertiv ise modüler ve ön tasarımlı blok yapıdaki güç ve soğutma
sistemleriyle; tasarım döngülerini hızlandıracak ve veri merkezlerinde
standartlaşmış kurulum imkânı sağlayacak.
Veri Merkezi Yatırımcıları için Avantaj
Bu yeni iş birliği, veri merkezi yatırımcılarına operasyonel verimlilik ve
sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sunuyor. Ön tasarımlı ve modüler
referans mimariler, tesislerin çok daha kısa sürede çalışır hale gelmesini
sağlayarak “time-to-power” sürecini hızlandırıyor. Böylece kuruluşlar,
genişleyen dijital altyapı ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebiliyor.
Ayrıca, güç, soğutma, dağıtım ve dinamik yük yönetiminin uçtan uca optimize
edildiği çözüm yaklaşımı sayesinde, geleneksel tasarımlara kıyasla daha düşük
PUE (Power Usage Effectiveness) değerleri elde ediliyor. Bu da veri
merkezlerinin enerji tüketimini azaltarak karbon ayak izinin düşürülmesine
katkıda bulunuyor.
Tüm bu çözümler, Vertiv ve Caterpillar’ın dünya genelindeki güçlü servis ve
destek ağları tarafından güvence altına alınarak müşterilere uzun vadeli
işletme sürekliliği ve operasyonel güvenilirlik sağlıyor.
Vertiv CEO’su Gio Albertazzi konuyla ilgili şunları söyledi,
"Caterpillar ve Solar Turbines ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği,
‘Kendi Güç ve Soğutma Altyapını Getir’ (BYOP&C) stratejimizin önemli bir
parçasını oluşturuyor ve şebekeden çipe uzanan mimari yaklaşımımızla tamamen
örtüşüyor. Bu sayede müşterilerimize, şebekeye bağımlılığı azaltan ya da
tamamen ortadan kaldıran, dayanıklı ve yerinde enerji üretimi seçenekleri
sunuyoruz. Birbirini tamamlayan teknolojilerimiz, ürün portföylerimiz ve
uzmanlığımız sayesinde entegre bir yapı ortaya koyuyoruz. Önceden mühendisliği
yapılmış, birlikte çalışabilirliği test edilmiş modüler yapı taşlarımız;
tasarım, inşa ve devreye alma süreçlerinin eş zamanlı yürütülmesini sağlayarak
öngörülebilir performans sunuyor.”
Caterpillar Power & Energy Grup Başkanı Jason Kaiser, şunları söyledi:
“Yapay zeka odaklı iş yükleri hızla artarken; güçlü, ölçeklenebilir güç
altyapısı ve soğutma çözümlerine duyulan ihtiyaç her zamankinden daha kritik
hale geliyor. Vertiv ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde, PUE
değerlerini düşüren ve müşterilerimizin gelişen ihtiyaçlarını karşılayan
entegre, yerinde enerji çözümleri sunacağız.”
Bu iş birliği, veri merkezlerinde giderek artan yerinde (on-site) enerji
çözümleri ihtiyacına doğrudan yanıt veriyor ve çözüm tasarımı ile uygulama
süreçlerine müşteri odaklı, uyumlu bir yaklaşım getiriyor. Vertiv ile
Caterpillar arasında imzalanan Mutabakat Zaptı (MOU), bu ekosistemin daha da
geliştirilmesinde kritik bir adım niteliği taşıyor. Bu sayede müşteriler,
enerji kısıtlarını aşarak optimize edilmiş yapay zekâ merkezlerini çok daha
verimli şekilde hayata geçirebilecek.