Haber Tarihi
Jan 05,2026 15:55
Sosyal sorumluluk, ilkokul ve ortaokulda karakteri inşa eder; eğitimi güçlendirir
“Gündoğdu Vakfı Başkanı Dr. Gökhan Gündoğdu, öğrencilerin sosyal sorumluluk projelerinde yer almasının eğitim-öğretim sürecine doğrudan katkı sunduğunu belirterek, bu çalışmaların özellikle ilkokul ve ortaokul döneminde yapılmasının değerler eğitimi, akademik motivasyon ve sosyal-duygusal gelişim açısından kritik olduğunu vurguladı.”
Erken yaşta sosyal sorumluluk, kalıcı davranışa dönüşüyor
Gündoğdu Vakfı Başkanı Dr. Gökhan Gündoğdu, sosyal sorumluluk projelerinin
yalnızca gönüllülük faaliyeti olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek, “Bu
çalışmalar öğrencilerin sınıf içinde öğrendiklerini hayata taşıdığı, sahada
gözlem yaptığı, ihtiyaç analizi gerçekleştirdiği ve çözüm ürettiği güçlü bir
öğrenme alanıdır. Öğrenme, ezberden çıkar; kalıcı bir beceriye ve anlamlı bir
deneyime dönüşür” dedi.
“İlkokul ve ortaokul, değerlerin temellendiği kritik dönem”
İlkokul ve ortaokul yıllarının karakter gelişimi ve değerler eğitimi
bakımından belirleyici olduğunu belirten Dr. Gündoğdu, erken yaşta kazanılan
sosyal sorumluluk deneyiminin davranışa dönüştüğüne dikkat çekti. Dr. Gündoğdu,
“Paylaşma, dayanışma, saygı, çevre bilinci gibi değerler bu dönemde yalnızca
anlatılarak değil; yaşayarak öğrenildiğinde kalıcı hale gelir. Erken yaşta
sosyal sorumlulukla tanışan çocuklarda ‘seyirci kalma’ azalır, inisiyatif alma
ve çözüm üretme eğilimi güçlenir” ifadelerini kullandı.
Sorumluluk ve özdisiplin gelişiyor
Dr. Gündoğdu, proje takvimine uyma, görev takibi, ekip içinde rol alma ve
işi sonuçlandırma gibi süreçlerin öğrencilerde sorumluluk duygusunu
güçlendirdiğini belirtti. “Bu alışkanlıklar ilkokul ve ortaokulda
kazanıldığında, öğrencinin akademik yaşamına uzun vadede olumlu yansıyor” dedi.
Sosyal-duygusal beceriler güçleniyor
Sosyal sorumluluk çalışmalarının empati, iletişim, duygu yönetimi ve çatışma
çözme gibi sosyal-duygusal öğrenme (SEL) becerilerini doğal biçimde
geliştirdiğine dikkat çeken Dr. Gündoğdu, bunun okul iklimine de olumlu
yansıdığını vurguladı. “Akran ilişkilerinde yapıcı iletişim artıyor, aidiyet
güçleniyor, sınıf içi davranışlar olumlu yönde değişiyor” değerlendirmesinde
bulundu.
Problem çözme ve eleştirel düşünme pekişiyor
Projelerin öğrenciyi “sorunu fark eden” konumundan “çözüm üreten” konumuna
taşıdığını belirten Dr. Gündoğdu, “Öğrenci, ihtiyacı tanımlar; neden-sonuç
ilişkisi kurar, kaynak planlar ve uygulamayı değerlendirir. Bu süreç, derslerde
hedeflenen üst düzey düşünme becerilerini sahada pekiştirir” diye konuştu.
Özgüven ve motivasyon artıyor
Öğrencinin yaptığı çalışmanın karşılığını görmesinin “Ben değiştirebilirim”
duygusunu güçlendirdiğini kaydeden Dr. Gündoğdu, sosyal sorumluluk projelerinin
öğrencinin okula aidiyetini ve öğrenme motivasyonunu artırdığını ifade etti.
“Dijital çağda değerler bilgiyle değil, deneyimle güçlenir”
Günümüzde çocukların yoğun bilgi akışıyla karşı karşıya kaldığını belirten
Dr. Gündoğdu, “Değerler ve toplumsal duyarlılık yalnızca bilgiyle değil;
deneyimle gelişir. Sosyal sorumluluk projeleri, çocukların ekran dışındaki
dünyayla bağ kurmasını ve toplumsal sorunlara gerçekçi çözümler geliştirmesini
sağlar” dedi.
Sonuç: “Daha duyarlı ve üretken nesiller için güçlü bir eğitim bileşeni”
Açıklamasının sonunda sosyal sorumluluk projelerinin öğrenciyi sadece
akademik açıdan değil, yaşam becerileri açısından da güçlendirdiğini vurgulayan
Gündoğdu Vakfı Başkanı Dr. Gökhan Gündoğdu, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sosyal sorumluluk projeleri; sorumluluk alan, empati kuran, iş birliği yapan
ve çözüm üreten bireyler yetiştirmenin etkili yollarından biridir. Bu
çalışmaların ilkokul ve ortaokul düzeyinde sistemli biçimde desteklenmesi;
değerler eğitimini güçlendirir, okul iklimini iyileştirir ve öğrencilerin
eğitim-öğretim hayatında kalıcı, pozitif etkiler oluşturur.”