Haber Tarihi Şub 19,2019 13:50

DİŞ HEKİMLİĞİNİN SEZGİSEL KONSEPTİ: EMOTİONAL DENTİSTRY

“Sağlıksız ve estetik açıdan bireyleri tatmin etmeyen dişler, kişilerde hem fiziksel hem de psikolojik rahatsızlıklara sebep oluyor. Yiyeceklerden zevk alamama, acı çekme, herhangi bir ortama girildiğinde gülmekten çekinme gibi durumlar kişinin yaşam kalitesini düşürüyor. Diş sağlığında sadece görsel estetiğin baz alınması da kişileri oldukça zorluyor. Bu anlamda Dt. Güzin Kırsaçlıoğlu, Emotional Dentistry’i New York Üniversitesi’nde, İspanya’da ve birçok uluslararası platformda “estetik diş hekimliğinin sezgisel bir konsepti” olarak tanımlıyor. Bu konseptte merkeze hasta konularak, hastanın istekleri doğrultusunda dişin ve yüzün yapısı, karakteri, hastanın olaya bakış açısı ve genel sağlığı bir bütün olarak ele alınıyor. Dünyaca ünlü diş hekimlerinin de içinde bulunduğu Avrupa Estetik Diş Hekimliği (EAED) Akademisi’nin dört Türk üyesinden biri olan Kırsaçlıoğlu, estetik diş hekimliğinde Emotional Dentistry’nin sürprize bırakmayan bir yöntem olduğunun altını çiziyor.”

ESTETİK ALGISI SADECE GÖRSELLİK DEĞİL

Estetik diş hekimliğinde en önemli konu, hastanın beklentilerini ve korkularını tespit etmek. Hastaların diş hekiminden korkmasının yanında, yeni dişini yüzüne yakıştırmaması, dişin doğal durmaması, kırılabilme ihtimali, acı vermesi gibi kaygıları diş tedavilerinin ertelenmesine sebep oluyor. Hastanın sadece görsel zevkine hitap etmeye çalışmak ise hastayı memnun etmeyebiliyor; çünkü estetik olgusu duyuların algıladığıdır ve algılama mekanizması sadece görmek değil. Kişinin görsel, işitsel ve dokunsal olarak 3 tip algı sistemi bulunuyor. Görsel olarak güzel görünen bir diş, dokunsal alanda hastayı oldukça rahatsız edebiliyor. Bu durumdan dolayı hastaların konuşmakta bile güçlük çektikleri görülüyor. Divas In Dentistry’nin Türkiye temsilcisi olan Dt. Güzin Kırsaçlıoğlu; “Emotional Dentistry, 25 yıllık muayenehanecilik deneyimimin bir özeti. Dişler dokunuyor, konuşuyor, ısırıyor, gülüyor adeta bir enstrüman. Emotional Dentistry’nin farkı, kişiyi mimari bir taslak olarak düşünmemesi. Yani hastanın karakteristik özelliklerini, algısını ve yüz yapısını kısaca her şeyi bir bütün olarak görmek ve bu doğrultuda da kişiye özel bir tedavi gerçekleştirmek. Sadece dişin rengi ve şeklinin yüze yakışıp yakışmaması gibi bir yaklaşımda bulunmak hastanın bu konuda mutlu olmasını sağlamıyor. Ben New York Üniversitesi'nde bu konuda konferans verdim ve İspanya’da sunumunu gerçekleştirdim. Emotional Dentistry ile değişim ve mutluluk kaçınılmaz; çünkü dişleri yapılan sevgili hastalarımızın özgüvenleri geliyor ve tekrar diş sağlıklarına kavuşuyorlar. Yeniden gülebiliyorlar. Yeniden gülebilmek ne demek düşünün. İşte bu mutlu olunan gülümsemeyi, hastalarımıza önden gösterme şansı veriyor.” ifadelerini kullandı.