Haber Tarihi
Oct 03,2026 12:39
Aradığı Ürünü Bulamadı; Kozmetikte Kendi Markasını Yarattı
“Göz Estetiği (oküloplasti) alanında çalışmalarını yoğunlaştıran Göz Hastalıkları Doktoru Şeyda Atabay, gerçekleştirdiği operasyonların ardından cildin iyileşmesini destekleyecek özellikteki ürünü bulamayınca kendi markasını yarattı.”
Sektörde
25 yılı geride bırakan Atabay, bugün Jophielle, Dr. Atabay ve Venreve olmak
üzere; üç markayla, farklı ihtiyaçlara yönelik toplam 150 üründen ulaşan geniş
bir yelpazeye ulaştı.
Göz
çevresinin hassas bir yapıya sahip olduğunu ve operasyonlar sonrasında doğru
ürünlerin kullanılması gerektiğini belirten Göz Hastalıkları Doktoru Şeyda
Atabay, “Göz çevresi birçok damarın, sinirin olduğu, lenfatik dolaşımın olduğu
bir alandır. Bu alana da bir dolgu uygulaması yapmak gözü riske de atabilir.
Operasyon sonrasında hem morluğu, hem ödemi azaltan, hem de ameliyat sonrası
yara dokusunun iyileşmesini destekleyen bir ürün aradım. Piyasadaki birçok
farklı ürünü inceledim. Fakat bu özellikleri bir arada sunan bir ürün
bulamadım. Tedavinin yarıda kaldığını düşünerek kendime, “Ben bunu
geliştirebilir miyim acaba?” diye sordum. 2017 yılında Ege Üniversitesi
Eczacılık Fakültesi Kozmetoloji Bilim Dalı hocalarının da desteğiyle
teknoparkta 25 metrekarelik bir laboratuvarla dermokozmetik sektörüne adım
attım” diye konuştu.
NANOTEKNOLOJİYLE
GELİŞTİRİLEN GÖZ ÇEVRESİ JELİ
Süreç
hakkında bilgi veren Atabay, yaklaşık bir yıl süren Ar-Ge çalışmasının
ardından, arasında biyolog ve kimyagerlerin de bulunduğu bir ekiple
nanoteknolojiyi de kullanarak göz çevresi için bir jel ürettiklerini dile
getirdi.
Cildin
dış etkenlere karşı koruyucu bir bariyere sahip olduğunu ve nanoteknolojinin de
burada devreye girdiğini vurgulayan Dr. Şeyda Atabay, “Bu bariyer dış etkenleri
olduğu kadar aynı zamanda kullanılan kremlerin cilt altına geçişini de
sınırlıyor. Geliştirdiğimiz ürünün etkinliğini artırmak ve cilt bariyerini
aşabilmek için nanopartiküllerden faydalandık. Bunlar, kana karışan
nanopartiküller değil. Hedeflenen dermis tabakasına ulaşabilecek büyüklükte ve
etkinliği teorik olarak kanıtlanmış nanopartiküllerdir. Biz nanoteknoloji
sayesinde cildin istediğimiz tabakasına bu maddeleri daha iyi taşıyabildik ve
etkinliğini de artırdık” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE'DEN
DÜNYA'YA KOZMETİK İHRACATI
2026 yılında gerçekleştirdikleri yatırımla 3 katlı yeni merkezlerine
taşındıklarını kaydeden Atabay sözlerine şöyle devam etti: “Jophielle, Dr.
Atabay ve Venreve olmak üzere üç farklı markayla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Jophielle markamızı güzellik merkezleri, doktor klinikleri, eczaneler ve
otellerin spa merkezleri gibi yerlerde konumlandırdık. Online satış yapmadık.
Şu anda tüm Türkiye’ye bölge bayiliklerimiz aracılığıyla ulaşıyoruz. Yurt
dışında yaşayan Türklerden de talep oldu. Almanya’ya da bir bayilik verdik.
Avrupa’nın farklı ülkelerine ve Ortadoğu’ya da ihracat yapmak için
çalışmalarımız devam ediyor. Dr. Atabay’ı ise günlük kullanıma uygun
temizlemeyi, nemlendirmeyi sağlayan özelliklerde planladık. Ürünlerimizi sadece
internette kendi sitemizde ve farklı platformlar üzerinden insanlara ulaştırmak
istedik. Mağazalarda, kozmetik shoplarda ulaşılabilir kozmetik ihtiyacı doğdu.
Daha yenilikçi hammaddeleri kullanarak en yeni markamız 'Venreve'i yarattık.
Fiyat performans ürünü olarak daha geniş bir kitleye ulaşacak bir marka oldu.
Hem marketlerde hem de internette ve farklı noktalarda bulunabilecek bir ürün.
Toplam 3 markamızla birlikte portföyümüzde 150 farklı ürün bulunuyor”
ÜRÜNÜ FİKİRDEN RAFA KADAR TAKİP EDİYORUZ
Kurdukları
yapıyla başka girişimcilerin projelerine de destek olmayı hedeflediklerini
kaydeden
Göz
Hastalıkları Doktoru Şeyda Atabay şunları söyledi: “Fabrika ve laboratuvarımızı
kurmamızdaki amaç, sadece kendi ürünlerimizi yapmak değildi. Biz aynı zamanda
bizim gibi sıfırdan başlayan, sektöre girmek isteyenlere de doğru yol göstermek
için buradayız.
Kendi
çalıştığı alanda ürün üretmek isteyen birçok doktor mevcut. Onlarla bize
geliyorlar. Biz de o ürünleri yaşama geçirmek için bir formülasyon çalışıyoruz.
Fikirden, ürüne ve rafa kadar her aşamada onlarla birlikte oluyoruz. Bazı
doktorların kendi ürettiği özel bir hammadde oluyor. Private label üretimler
olabiliyor; Ar-Ge çalışmalarını da yapıyoruz. İşin mutfağında ben de varım.
Bunların eğitimlerini, sertifikalarını da aldım. Burada biyomühendisimiz ve
kimya mühendisimizle birlikte çalışıyoruz, önemli işlere imza atıyoruz.
Şirketimizin 9'uncu yılındayız. Özellikle kendi binamıza geçtikten sonra
kendimizi daha da olgunlaşmış hissediyoruz. Son dönemde bağlantılarımız,
işbirliklerimiz, görüşmelerimiz çok arttı. Dünyanın pek çok yerine biz hem
kendi markalarımızı bayilik, distribütörlük, franchising olarak verebiliyoruz;
hem de istenilen ürünleri fason olarak üretebiliyoruz”