Haber Tarihi Nov 25,2022 14:28

Risklerin kara kutusu Kalite Kongresi'nde açıldı

“Türkiye Kalite Derneği’nin(KalDer) gelenekselleşen Kalite Kongresi, TÜSİAD iş birliğiyle 31’inci kez kapılarını bilim ve iş dünyasına açtı. Avrupa’nın en prestijli ve en çok izlenen organizasyonlarının başında gelen ve 2 binin üzerinde katılımcıyı buluşturan kongrede iki gün boyunca 10 farklı oturum gerçekleşti. 22-23 Kasım tarihlerinde, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ve Kocaeli Sanayi Odası’nın katkılarıyla “Riskin Ötesi: Bilim, Sektör ve Toplumda Adalet” temasıyla düzenlenen etkinlik, iki gün boyunca birbirinden değerli çok sayıda konuşmacıyı da ağırladı. ”

Tanyer’in platin sponsor, Aygaz, Opet, Tüpraş, Metro İstanbul, Bimser ve Weld Uluslararası Taşımacılık’ın altın sponsor olduğu kongrenin açış konuşmalarını KalDer Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Bayraktar, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Tahir Büyükakın üstlenirken, Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş ise kongrenin ana konuşmacısı olarak yer aldı. Türkiye’nin FIFA Kokartlı İlk Kadın Hakemi Prof. Dr. Lale Orta’nın kapanış konuşmasından sonra gelenekselleşen Türkiye Mükemmellik Ödülleri de sahiplerini buldu. Bu yıl bir ilke imza atan KalDer, etkinlik sonunda kongrede gündeme taşınan konulara ilişkin çözüm önerilerinin ele alındığı bir bildiri de yayınladı.


Çağdaş kalite felsefesinin izini süren Türkiye Kalite Derneği (KalDer), TÜSİAD iş birliği ile bu yıl 31’incisini düzenlediği Kalite Kongresi ile yine Türkiye’nin alanında uzman isimlerini bir araya getirdi. Kongre süresince gıdadan enerji krizine, savaşın yarattığı ekonomik dalgalanmalardan göç problemlerine, teknolojik gelişmelerden istihdama kadar dünyanın gündeminde olan birçok konu ele alındı.

“Risklerin ötesini adalet ışığında birlikte aydınlatacağız”

“Riskin Ötesi: Bilim, Sektör ve Toplumda Adalet” temasıyla hayata geçirilen kongrenin açış konuşmasında KalDer Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Bayraktar; “Bu temayı seçmemizdeki temel belirleyici, Dünya Ekonomik Forumu çıktıları ve artan küresel riskler ile içinde bulunduğumuz karmaşa ve belirsizlikler oldu. Baktığımızda yaşamş eklimiz ve iş anlayışımız değişimin de ötesinde hızlı bir dönüşüm içinde ilerliyor. Küresel hedeflerin baskısı; çevresel, sosyal ve ekonomik alandaki başarı ölçütlerimizi değiştiriyor, bizler de karşı karşıya kaldığımız riskler için doğru çözümler bulmak zorunda kalıyoruz. Riskleri aşmamızın temel koşulunun ise insanlık olarak hep birlikte bu dönüşüm çabasına destek vermemizden geçtiğine inanıyoruz. Herkesin katılabileceği sürdürülebilir bir dünya çabasında başarıya ulaşmamız, bilimde, sektörlerde ve toplumda özgü rolmamıza ve bu özgürlüğü sağlayacak bir adalet zemini oluşturmamıza bağlı. İşte bu yüzden, adaletin ışığında risklerin karanlık tarafını aydınlık birer fırsata dönüştürecek cesareti gösterebilecek olanlarla bugün buradayız” diyerek kongrenin ana temasını vurguladı.

Açış konuşmasında iki önemli gelişmeye de değinenBayraktar; “Üyesi olduğumuz EFQM ile ilgili bizi heyecanlandıran önemli birhaberimiz var. Dünyanın takip ettiği EFQM Forumu’nu, Türkiye Cumhuriyeti’nin100. yılı anısına 2024 yılının Nisan ayında, EFQM Ülke Temsilcisi TürkiyeKalite Derneği ve EFQM yerel paydaş kuruluşlarımız iş birliği ile evsahipliğini üstlenerek İstanbul’da düzenleyeceğiz. Ayrıca gelecek yılplanlarımızda olan iki büyük ödül töreni mevcut. Bunlardan birincisi TürkiyeSürdürülebilir Gelecek Ödülleri, ikincisi ise Birleşmiş MilletlerSürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına uygun yayınları özendirmek için ilk kezvereceğimiz Medya Mükemmellik Ödülleri olacak. Her iki ödülü de daha iyi birgelecek için çabalayan kuruluşları onurlandırmak ve özendirmek amacıyladüzenliyoruz” şeklinde konuştu.

100. yılımıza girerkenhedefimiz saygın, adil ve çevreci bir Türkiye

KalDer BaşkanıYılmaz Bayraktar’ın ardından açış konuşmasını gerçekleştirmek üzere söz alan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan; “Tümdünya ekonomik ve politik açıdan bir türbülanstan geçiyor. Böyle dönemlerdeeğilimlere yön vermek, değişen koşulların getirdiği fırsatları yakalamak vederinleşen eşitsizliklere çözüm bulmak şüphesiz ki hiç kolay değil. Çok yakıngeçmişte seyrek olarak karşımıza çıkan sorunlar artık küresel risklerin birparçası haline geldi. Bu anlamda bugünkü kongrenin temasını çok değerlibuluyorum çünkü risklerin çıkış anahtarı riskin ötesini görmekte... Dünyadayaşanan birçok farklı ekonomik kriz, mevcut tabloda fırsatları görmeye engelolmamalı. Rekabet, istihdam, yatırım gücü, ekonomik istikrar ve refah boyutundailerleme elbette ki mümkün. Bugünün ekonomisi yüksek katma değer üzerinekurulu. Yüksek katma değer yaratmak içinse sürdürülebilir olmak çok önemli.Sürdürülebilirliğin yolu ise yeşil ve dijital bir dönüşümden geçiyor. Günümüzdeiklime dayalı ekonomi modeli giderek önem kazanıyor. Yeşil ve dijital dönüşümyani ikiz dönüşümlü süreç, yaratılan katma değerin artırılması için çokdeğerli. Biz de TÜSİAD olarak ikiz dönüşüm konusunda çalışmalarımızı yoğun birşekilde sürdürüyoruz. Gerek yeşil gerek dijital dönüşüm için önemli olanınnitelikli insan kaynağı olduğuna inanıyoruz. Bunun ise kaliteli eğitim vefırsat eşitliği ile başlayacağını düşünüyoruz. Bu noktada nitelikli iş gücü,nitelikli istihdam ve dengeli politikaların büyük önemi var. Çünkü insanlar,bilim ve kurumlar yeni düzenin aktörlerini oluşturuyor. Önceliğimiz insanlarınyetkinliklerini geliştirmek, bilim ve teknolojik gelişmeyi esas almak,ekonomiden hukuka kadar her alanda kapsayıcı ve güvenilir kurumlar oluşturmak.100. yılımıza girerken hedefimiz; akıl, bilim, hukuk ve özgürlük üzerine inşaedilmiş cumhuriyet değerleri ışığında saygın, adil ve çevreci bir Türkiyegörmek” dedi.

Topyekûn bir kalite anlayışı hâkim olmalı

Kalite Kongresi’nin açışkonuşmasında Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın,“Kocaeli’nde böyle büyük bir etkinliğin gerçekleşmesi şehrimiz adına çokkıymetli. Kongrenin ana temasını oluşturan riskin ötesine geçmek konusunda uzunyıllar boyunca akademik çalışmalar gerçekleştirdiğini belirterek sözlerineşöyle devam etti: “Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan raporlardagelecek 10 yıldaki riskler sıralanmış durumda. Buradaki risklerin ilk üçsırasında iklim, ekstrem hava olayları ve biyoçeşitlilik kayıpları yer alıyordu.Pandemi ile birlikte bu sıralama tamamen değişti ve sosyal uyum birinci sırayayerleşti. İnsanların ekonomik ihtiyaçları ikinci sıraya düştü. Bilime karşıduruş, dijital tepki gibi konular da sıralamaya girdi. Bu noktada tek birgerçeklik ve tek bir bakış açısı olmadığını anlamalıyız. Örneğin üretimdekalite sadece üretim standartlarına bakarak olmamalı. Aynı zamanda toplumsalkodlara da bakılmalı. Yani topyekûn bir kalite anlayışı hâkim olmalı. Tekbaşına üretime dair standartlar belirlemek yeterli olmaz, aynı zamanda sosyalve toplumsal standartlar da belirlenmeli. Risklerin ötesini tartışırken riskinötesindeki değerler de konuşulmalı. İnsanı merkeze koyan bir anlayışla herşeyin insan için olduğunu unutmadığımızda konuya farklı bir noktadanbakabiliriz. Böylece üretime, tüketime, teknolojiye, Ar-Ge’ye ve modern insanınaçmazlarına bakışınız da değişir” şeklinde konuştu.